Hem sıcaklığın tavan yaptığı
günlere hem de uzun yaz günlerine denk gelen ramazan ayını daha sağlıklı
geçirebilmek için beslenme önerileri ise şu şekilde;
·
SAHUR
YAPMAK ŞART: gece uyku bölünmesi
diye akşam yatmadan önce sahur yapanların sayısı oldukça fazla. Özellikle bu
yıl olduğu gibi ağustosun uzun günlerine denk gelen ramazan ayında ise gece
uyanıp sahur yapmak son derece önemli. Sahur yapmak, gün içinde hem kan şekeri
dengenizi koruyacak hem de daha uzun süre açlık duymamanızı sağlayacaktır.
·
SAHURDA
KAHVALTI YAPIN: Gece yemek yemenin
sindirim sistemine zarar verdiğini çoğu kişi bilir. Dolayısı ile ağır et
yemekleri, kızartmalar ve hamur işleri sahurda tüketilmemesi gereken
yemeklerdir. Sahur yemeğini kahvaltı gibi yapmak ise sindirim sisteminiz
açısından oldukça sağlıklı olacaktır.
·
SAHURDA
YUMURTA TÜKETİN: Ramazan ayının vazgeçilmez besinleri protein kaynağı olan
besinlerdir. Bunların içinde de yumurta safra kesesi taşı olanlar hariç,
mutlaka herkesin tüketmesi gereken bir besindir. Özellikle sahurda haşlamış
veya yağsız pişirilmiş yumurta vazgeçilmezimiz olmalıdır. Omlet , menemen veya
sebzeli pişmiş yumurta hem gün içinde daha uzun tok kalmanıza, hem de protein
dengenizin korunmasına yardımcı olacaktır.
·
2 ŞİŞE
MADEN SUYU İÇİN: gün içinde suyun içilmemesi ancak bunun yanında sıcağın
etkisi ile fazlaca terleme, hem su hem de mineral dengemizi bozabilir. İftar
saati yaklaştıkça baş ağrıları artabilir, fiziksel performansta yavaşlamalar
görülebilir. Bu durumu önleyebilmek amaçlı suyun yanı sıra hem sahurda hem de
iftarda 1’er şişe doğal maden suyu içilmelidir. Eğer tansiyon hasta iseniz
maden suyunu sadece 1 şişe ile sınırlamakta fayda vardır.
·
SU İÇİN:
Özellikle 15 yaş altı ve 60 yaş
üstü bireylerin susuzluğa dayanmaları
daha zordur. Gün içinde bayanların minimum 2 litre, erkeklerin ise 3 litreye
yakın su tüketmeleri gerekir. İftar ile sahur arasında kalan zaman diliminde bu
miktar suyun içilmesi gerekir.
·
İFTARI
2’YE BÖLÜN: Uzun süren açlığın ardından ziyafet sofralarında kontrolsüzce
tüketilen yemekler, hem hazımsızlık ve şişkinlik gibi mide sorunlarına, hem de şeker, tansiyon dengesinin bozulmasına
neden olacaktır. Dolayısı ile daha kontrollü yiyebilmek için iftar yemeğini 2
bölüm halinde yapmak gerekir. Ezan okunduğunda 1 kase çorba, salata ve 1 dilim
ekmek ile başlangıç yapıldıktan sonra en
az 15 dakika ara verilmelidir. Sofradan kalkmak, biraz dolaşmak gün boyunca boş
olan midemizin rahatlayabilmesi için önemlidir. 15-20 dakika sonrasında ise
iftar yemeğimizin geri kalanını tüketmek için tekrar sofraya oturmalı ve
kontrollü bir şekilde iftarımızı yapmalıyız.
·
PİRİNÇ,
PATATES VE BEYAZ EKMEKTEN UZAK DURUN: Bu besinler kan şekerimizin aniden
yükselmesine neden olacaktır. İftar sonrasında daha dinç kalabilmek ve
şekerinizin yükselmesini önleyebilmek için bu üç besinden mümkün olduğunca az
miktarlarda yenilmelidir. Ancak bulgur pilavı, baklagil yemekleri, sebzeli
kıymalı yemekler, tam buğday ekmeği, et ve tavuk yemekleri gönül rahatlığı ile tüketilebilecek
iftar yemekleridir.
·
ARA
VERMEDEN YEMEK YEMEYİN: yoğun iftar yemeğinden sonra akşamların kısa
olmasından dolayı yatana kadar sürekli bir şeyler yemek çoğu ailenin yaptığı
bir hata. Vücudu hiç dinlendirmeden sürekli bir şeyler atıştırmak hem kilo
almanıza hem de kan değerlerinizin bozulmasına neden olur. Dolayısı ile iftar
sofrasından kalkınca en az 2 saat bir şey yemeden ara vermelisiniz.
·
MEYVE
DEYİP GEÇMEYİN: iftar sonrası büyük porsiyonlarda hazırlanan meyve
tabakları sağlığınızı riske atabilir. Meyvenin de içinde şeker olduğunu
unutmayın. 1 porsiyon iftar sonrası 1 porsiyon da sahurda meyve tüketilmesi
ramazan ayında yeterli olacaktır.
1 porsiyon meyve miktarları ise ortalama şu
şekildedir;
Elma
|
1 küçük boy
|
Kırmızı erik
|
5 orta boy
|
Karpuz
|
1 ince dilim (250g)
|
Kayısı
|
4 orta boy
|
Kiraz
|
15 adet
|
Şeftali
|
1 orta boy
|
Hurma( kuru )
|
5 adet
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder