18 Ocak 2013 Cuma

ÇAYA KAHVEYE ŞEKER ATMAYIN






Çayı çok seven bir toplumda yaşıyoruz. Sabah uyanınca çay içen, iş yerinde çay içen, misafiri geldiğinde çay demleyen, gece otururken yine çay içen bir milletiz. Ve maalesef çayı şekerle içmeye çocukluğumuzdan beri alışığız. Evlerde veya dışarıda çay bahçelerinde çay tabağına 2 küp şeker konulur, soframızın üzerinde her daim ağzına kadar şeker dolu şekerliğimiz bulunur, biraz daha şık bir restoranda veya cafede ise çayın yanında mutlaka ya ufak bir kurabiye veya bir şekerleme gelir. Kısacası bizim için çay eşittir şekerdir.
Aslında aynısı kahve için de geçerlidir. Orta şekerli türk kahvesi içmeye alışığızdır, kahvenin yanına minik de olsa bir çikolata iliştirmeye ise bayılırız.
Peki çay ve kahveler şeker ile bu kadar akraba olmuşken gün içinde toplamda içtiğiniz çayı, kahveyi ve yanında kullandığınız şekeri hiç hesapladınız mı? Eğer bunu hiç düşünmediyseniz şimdi ufak bir hesaplama yapalım;
Ortala günde 8-9 bardak çay içiyorsanız ve 1 de orta şekerli türk kahvesi içiyorsanız toplamda ortalama 18-20 adet küp şeker kullanıyorsunuz demektir. Bu 1 ayda ortalama 550 adet küp şeker yapar. 1 yılda ise 6500-6600 adet küp şeker yapar. Yani siz faretmeden 1 minik küp şekeri yüzünden binlerce kaloriyi fazladan ve boşu boşuna alıyor olabilirsiniz. 

ŞEKERİN BİZE HİÇ Mİ YARARI YOK?
Evet sofra şekeri diye tanımlanan çay şekerinin vücudumuza hiç mi hiçbir faydası yoktur. Hatta faydalı olmak bir yana,  iştah açıcı, şeker dengesini bozucu, karın yağlandırıcı ve rafine ürün olduğu için sağlık bozucu etkileri bile vardır. 

PEKİ YA TATLILAR?
Beslenme bilimini bilenler ve bu işin içinde olanların şekere bakış açıları çok nettir. Şeker ve şekerli ürünler sağlıklı değildir ve mümkün olduğunca az tüketilmelidir. Ancak damak tadımız ve  nefsimiz bazı besinleri tüketmek için bizi itekler. Birbirinden lezzetli tatlılar da bunlardan bazılarıdır. Eğer haftada 1-2 defa 1-2 porsiyon tatlı yiyen birisi iseniz ve şeker metabolizması ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamıyorsanız şanslısınız. Bu miktarda tatlının bir zararı olmaz.Ancak her gün, hatta her öğün çayın içine şeker atan birisi iseniz dikkat! Çaya kahveye şeker atmak, haftada 1 defa tatlı yemekten çok daha tehlikelidir.

10 Ocak 2013 Perşembe

ADET DÜZENSİZLİĞİ KİLO SEBEBİ






Kilo sorunu yaşayan çoğu bayanın aynı anda regli düzensizliği de yaşadığını duymuşsunuzdur. Aslında bu durum pek tesadüf değil. Kadın vücudunun tıkır tıkır işlemesi, metabolizmanın yeterli çalışabilmesi için reglilerin düzenli olması şart. Eğer düzensizlik varsa peşi sıra yaşanan kilo sorunları da maalesef beklenen bir sorun oluyor. Gelen kilolara müdahale etmemek ise işin işinden çıkılmaz bir hal alıyor. 

İŞE NEREDEN BAŞLAMAK GEREKİR?

Eğer regli düzensizliğiniz var ise ilk önce güvenilir bir kadın doğum uzmanı ile görüşmelisiniz. Muayeneniz yapılmalı, tahlilleriniz taranmalı. Uygun görülür ise ilaç tedavisine başlanmalıdır. Ardından hiç vakit kaybetmeden kilo yönetimi konusunda uzman bir diyetisyen ile görüşmelisiniz. Kilo verimini engelleyen hormonal engellerin olup olmadığı araştırıldıktan sonra ise diyet yolculuğunuza başlamalısınız. 

REGLİLERİNİZİN DÜZENLİ OLMASI İÇİN;

Bir önceki regli tarihinizden sonra 26 ila 32 gün sonrasında regli oluyorsanız, gereğinden fazla ağrı, kanama veya anormal belirtiler gözlemiyorsanız reglileriniz düzenli demektir. Menstüral dönemin birbirini peşi sıra takip etmesi gerekir. İki, üç ayda 1 regli olmak veya bir olup bir olmamak düzensizlik belirtisidir. Böyle bir durum ile karşılaşıldığında bir kadın doğum uzmanı ile görüşülmelidir

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

3 Ocak 2013 Perşembe

EMZİREN ANNELERE ÖNERİLER






Dokuz ay karnında bebeklerini taşıdıktan sonra dört gözle beklenen doğum anı,  anneler için yeni bir dönemin başlangıcı oluyor. Emzirme sıkıntısı, sütün gelmemesi, en bilgili, en çok araştırma yapmış anneleri bile çileden çıkarabiliyor. Aslında uzmanların söylediği gibi dokuz ay boyunca bebeğini karnında taşımayı başarmış, bir de üzerine sorunsuz bir doğum gerçekleştirmiş her kadının sütü gelir. Her kadın bebeğini son derece rahat besleyebilir. Ama maalesef her durumda pratik teoriği  tutmayabiliyor.  Bazen sütler azalıp, kesilebiliyor. 

İşte emziren annelere kolaylık sağlayacak bilgiler;

·         En başta sütünüzün sorunsuz gelebilmesi için emzirebileceğinize ve sütünüzün geleceğine, yeteceğine inanın. Emzirme olayında iyi bir psikoloji işin yarısıdır.
·         Eğer doğumu sezeryan ile gerçekleştirdiyseniz en azından hastaneden çıkıp evinize gelene kadar kendinize mühlet verin. Çünkü sezeryan ile doğumda süt gelimi normal doğuma göre biraz daha uzun sürebiliyor.  Anneler eve gelip bir duş aldıklarında, hastane ortamından çıkıp, ağrıları biraz hafiflediğinde sütleri de hızlı bir şekilde gelmeye başlıyor.
·         Eğer ilk bebeğinizi doğurduysanız süt kanallarınız daha hiç açılmadığı için ilk emzirme seansları acılı olabilir. Tabiî ki bu acı geçicidir. İlk birkaç gün yaşayacağınız bu ağrılı durum geçecektir. Emzirmekten vazgeçmeyin.
·         Yeni doğan bebeğin ne zaman ağlayacağı ne zaman uyuyacağı belli değildir. Bebek ilk 1 ayda saat başı da ağlayabilir. Bebeğin saat başı ağlaması sütünüzün yetmediğinin veya doymadığının bir kanıtı değildir. Bebeğin midesi oldukça küçüktür. Fındık tanesi kadar olan mide çok kolay sindirilen anne sütünü 1 saat içinde sindirecek ve bebek tabiî ki acıkıp ağlayacaktır. İlk 1 ayda bebeğin her ağladığında emzirilmesi büyüme gelişme süreci için çok önemlidir.
·         Yeni ve acemi annelere verilecek en iyi öneri, bebeklerinin uyuduğu anda onların da kafalarını yastığa koyup dinlenmeleri olmalıdır. Uykusuzluk, yorgunluk, acı hissi süt gelimini azaltır. Bunların tam tersi uyku, dinlenme, duşa girme ve karnın doyma hissi ise sütü artırır. 

SÜT ARTIRAN BESİNLER

·         Süt artıran besinler bilinenin aksine bol kalorili besinler değildir. Hatta “0” kalori olan su ve mineral suyu bile süt artırır. Günde 3 litre su ve 1 şişe doğal maden suyu içilmelidir.
·         Özellikle “dereotu, roka ve maydanoz” süt artırmak için önerdiğimiz besinler arasındadır.
·         Eğer annenin şeker hastalığı yoksa taze sıkılmış meyve suları da süt artırmaya yardımcıdır. Hazır meyve suları ise şeker ve sudan başka besin bileşimi içermediğinden çilmesinin hiçbir faydası yoktur.
·         Çorbalar emziren annelerin vazgeçilmezlerinden olmalıdır. Özellikle yoğun kıvamlı ve bol malzemeli çorbalar içilmelidir. Ezogelin, mercimek, sütlü yarma çorbası, bol sebzeli çorbalar, tarhana çorbası, sebzeli şehriyeli tavuk suyu çorbası gibi çorbalar içilebilir.
·         Aralarda yenilecek kuruyemişler özellikle fındık, badem,ceviz, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir minerali oldukça yoğun besinlerdir. Süt artırmaya yardımcıdır.
·         Mayalandırılmış besinler de süt artırmada faydalıdır. Kefir, boza, ayran,  tuzu alınmış lahana turşusu da tüketilebilir. 

EMZİREN ANNELER SOFRADAN DOYARAK KALKMALIDIR!
EMZİRMEYİ TOK KARNINA YAPMAK İSE SÜT GELİMİNİ OLUMLU ETKİLER!