21 Kasım 2016 Pazartesi

Bel Bölgesinin İncelmesi İçin Faydalı Olan Besinler



Bazı besinlerin, şeker dengesine iyi gelmelerinden dolayı bel bölgesini inceltmede işimizi kolaylaştıdığı doğrudur. İşte diyet listelerinin olmazsa olmazı besinler: 

Yağsız etler 








Izgara Balık










Sebzeler
Düşük şeker oranı olan meyveler(elma,erik gibi)










Yumurta









Yoğurt
Kefir
Az yağlı peynirler









Bulgur
Yeşil mercimek, kurufasülye ,nohut
Kinoa






Zeytin










 Çavdar ekmeği

23 Haziran 2016 Perşembe

DOĞUM SONRASI YENİ ANNELERE BESLENME ÖNERİLERİ & İLK HAFTA BESLENME NASIL OLMALI




Yeni doğum yapmışsınız, hastaneden eve gelmişsiniz ve sizin sütünüze inanılmaz ihtiyacı olan minik bir yavrunuz var. Ne yiyelim, ne içelim ki hem bebeğimize faydamız dokunsun hem de kendi vücudumuz toparlansın. Bu yazı yeni doğum yapmış veya yapacak anneler için;

İlk organize etmeniz gereken şey size yardımcı olabilecek, yemek yapabilecek birinin yanınızda olmasını sağlamanız. Anneniz, kayın valideniz, kardeşiniz, teyzeniz, komşunuz veya arkadaşınız hiç fark etmez. Önemli olan yanında rahat hissedebileceğiniz ve nazınızı çekecek birinin olması. Çekinmeden hemen siparişlerinizi verin. Evinize gelen ziyaretçilerinize ikram için börek kek pasta olabilir ama sizin ihtiyacınız bunlar değil. Yeni doğum yapmış bir annenin sağlıklı, besin değeri yüksek yemeklere ihtiyacı vardır.  

Mevsim ne olursa olsun mutlaka 1 tencere çorba yaptırın. Çorba gaz yapmayan ama aynı zamanda bol lif içeren bir çorba olsun. Doğum sonrası, özellikle anestezi alarak doğum gerçekleştirdiyseniz bağırsaklarınızın çalışmaya ihtiyacı olacaktır.  Sebzeli yoğurtlu çorbalar, tarhana çorbası, az mercimekli süzme mercimek çorbası, ıspanak, ısırgan gibi yeşillikli çorbalar tercihiniz olsun. Öğle ve akşama 1’er kase mutlaka çorbanızı için. 

Doğum esnasında kaybedilen kan ile vücutta bir albumin eksikliği oluşabiliyor. Bu durum yetersiz beslenme ve yetersiz sıvı tüketimi, yetersiz protein alımı ile yeni doğum yapan annenin ilk haftasını şiş, ödemli geçirmesine sebep oluyor. Dolayısı ile ilk haftanızı mutlaka bol proteinli geçirmeye çalışın. Yaptığınız sebze yemeklerinin içine kıyma veya tavuk kullanın. Ya öğle yemeğinde ya da akşam yemeğinde mutlaka avuç içi kadar et ürünü tüketmeye çalışın. Kahvaltınızda mutlaka 1 yumurta, bolca peynir tüketin. Aklınıza geldikçe ayran ve süt içemeye çalışın. Bu protein kaynakları sayesinde ödemleriniz daha hızlı geçecektir. 

Sütünüzün daha verimli gelmesini sağlamak için bol sulu besinler tüketin. Çok az şekerli kompostolar, limonata, taze sıkılmış meyve suları ya da karpuz, ananas, şeftali gibi bol sulu meyveleri tüketin. İçeceklerinizin ve meyvelerinizin çok soğuk olmamasına ise dikkat edin. Çünkü soğuk sıvılar sizde gaz sorunu yaratacaktır. Dikişleriniz olduğundan dolayı canınızın gereğinden fazla acımasına sebep olabilir. Oda ısısına yakın derecede besinleri tüketmeye çalışın. 

Karbonhidratlar vücudumuzun birinci enerji kaynaklarıdır. Oldukça enerjiye ihtiyacınızın olduğu ilk hafta temiz karbonhidrat kaynaklarından mutlaka tüketin. Bulgur pilavı ve makarna ilk hafta için mutlaka tüketmeye çalışacağınız besinlerden olsun. 

Yeni doğum yapmış güzel annemiz için örnek bir menü ise şu şekilde olabilir;

1 kase sebze çorbası
1 servis kaşığı bulgur pilavı
1 servis kaşığı etli sebze yemeği
2-3 kaşık yoğurt
1 bardak limonata


1 tabak makarna
3-4 adet köfte
1 kupa ayran
Zeytinyağlı salata


Sağlıklı bebekler ve anneler için doğru beslenmeyi öğrenmek ve uygulamak son derece önemlidir. Sorunsuz günler geçirilmesi dileğiyle.

16 Haziran 2016 Perşembe

RAMAZANDA TATLIYI NE ZAMAN VE NASIL YİYELİM?




İftar sofrasının bir köşesinde tatlının yeri hep hazırdır. Gün içinde düşen şekeri dengeleyebilmek için vücudunuz, beyniniz kısacası bütün hücreleriniz size “tatlı ye!” komutu verir. Daha yemeği bitirir bitirmez tatlıya geçiyorsanız aman dikkat! Tatlının yeri ve zamanı vardır. 

İftarda özellikle sakin sakin yemek yenilmesini tavsiye ediyorum. Orucumuzu açtıktan sonra 10-15 dakikalık bir mola verip ardından ana yemeğe geçmeliyiz. Ana yemeğimizi de sakince bitirip bol sıvı tüketmeliyiz. Mideden doyma sinyallerinin beynimize ulaşması en az 15 dakika sürer. Eğer siz bütün yemeğinizi 10 dakika içinde yiyip bitiriyorsanız yemekten tatmin olmanız çok zordur. Eğer yemek sürenizi 15 dakikanın üzerine molalar, dinlenmeler ile çıkarabilirseniz hem daha az besin tüketerek doyacaksınız, hem de mide şikayetleri yaşamayacaksınız. 

İftar sofrasında meyve ve tatlı olmamalı! İftarınızı bitirdikten sonra vücudunuza, midenize en az 1 saat vakit tanımalısınız. Bu esnada kan şekeriniz düzelecek, mideniz rahatlayacak ve iştahınız baskılanacaktır. İftarın en az 1 saat ardından 1 porsiyon meyve veya 1 porsiyon tatlı yiyebilirsiniz. Hem meyve hem tatlı aynı anda tüketilirse şekeriniz yükselecektir. Bir gün meyve bir gün tatlı tercih edebilirsiniz. Gün aşırı tüketeceğiniz hafif bir tatlının size zararı olmayacaktır. 

Ramazanda özellikle hafif, sütlü, meyveli, az şekerli, az unlu tatlıları tercih etmelisiniz. Güllaç veya dondurma iyi seçeneklerdir. Sütlü muhallebiler, meyve tatlıları da tercih edilebilir. Özellikle şerbetli ve unlu, kızartmalı tatlılardan mümkün olduğunca uzak durmalısınız. İlla tüketecekseniz de porsiyonuna çok dikkat etmeli, mümkünse 2-3 kişi 1 porsiyonu paylaşmalısınız.

Sağlıklı ve huzurlu ramazanlar dilerim.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

ZAYIFLAMA DİYETİ YAPARKEN VİTAMİNSİZ KALINIR MI ?





Çoğu kişinin endişesi zayıflama diyeti yaparken bazı besin gruplarını eksik veya yetersiz tüketmeye bağlı olarak vitamin-mineral eksikliği yaşamaktır. Sağlıklı ve normal kalorili, içeriği profesyonelce ayarlanmış bir diyet listesi uyguluyorsanız böyle bir endişeniz olmasın. Ancak bazı durumlarda daha titiz davranmalı ve ek takviyeler kullanmalısınız.
Zayıflamaya karar vermiş birisi diyete başlamadan önce mutlaka vitamin-mineralleri de kapsayan bir kan tahlili yaptırmalıdır. Eksiklik varsa en başta tespit edilmelidir.

ÇİNKO
Çinko eksikliği veya çinko değerinin alt sınıra çok yakın olması diyetin ilerleyen zamanlarında saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi şikayetler yaşayacağınızın ön belirtisidir. Eğer tahlillerinin bu şekilde geldi ise özellikle et ürünleri ve badem, fındık gibi çerezleri ufak porsiyonlarda mutlaka diyetinizde bulundurun. Eğer daha şiddetli bir yetersizlik yaşıyor iseniz diyete başlamadan ek destek almanızda fayda olacaktır.

DEMİR
Demir eksikliği ve buna bağlı görülen kansızlık Türkiye’de özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda oldukça yaygın. Eğer demir eksikliğiniz veya demir deposunda boşalmanız var ise dikkat!. Bu durum diyetinizi yaparken daha fazla haslzilik ve yorgunluk hissetmenize sebep olacaktır. Ayrıca gereğinden daha fazla tatlı isteği duyabilirsiniz. Aynı çinko eksikliğinde olduğu gibi saç dökülmesi ve tırnak kırılması gibi durumlar da yaşayabilirsiniz. Eğer demir değerlerinizde düşüklük varsa mutlaka diyet listenizde kırmızı et ve yumurta bulunmalıdır.

B12 VİTAMİNİ
B12 vitamini sadece hayvansal kaynaklarda bulunan bir vitamindir. Normalde yetersizliği sadece vejeteryanlarda görülür. Ancak yeterli hayvansal kaynaklı besin tüketmeyen veya midesinde sağlık sorunu olan kişilerde de eksiklikleri görülebilir. Eğer b12 eksikliğiniz varsa diyetinizde mutlaka et ürünleri, süt ürünleri ve yumurta bulunmalıdır. Ayrıca ciddi yetersizliklerinde b12 takviyesi almak diyet sürecinde enerjini artıracaktır. Halsizlik, yorgunluk, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, uyuşukluk gibi şikayetleriniz artmayacaktır.

D  VİTAMİNİ
D vitamini besinsel olarak destek verebildiğimiz bir vitamin değildir. Süt ürünleri ve somon gibi balıklarda bulunmasına karşın asıl kaynağı güneş ışığıdır. Eğer d vitamini eksikliğiniz saptandı ise bir de üzerine şekeriniz sınırda veya insülin direnciniz var  ise, polikistik over sendromu yaşıyor iseniz mutlaka ve mutlaka D vitamini takviyesi almalısınız. Aksi taktide kilo verimleriniz yavaş olacaktır. Ayrıca diyetin ilerleyen aylarında kemik ve eklem ağrıları yaşayacaksınızdır.

KALSİYUM
Diyet programlarında kalsiyum eksikliğinden çok kalsiyum fazlalıkları görülmektedir. Diyete başlamadan önce tahlil yaptırdınız ve kalsiyumunuz yüksek geldi. Bu durumda diyetinizde süt ürünlerini kısmak mümkünse günde maksimum 2 porsiyon tüketmek gerekir.ancak tam tersine kalsiyum eksikliğiniz tespit edilirse günde 4-5 porsiyon mutlaka süt ürünü tüketmeniz gerekir. Kalsiyum eksiklikleri kendini genelde bacak ve parmak krampları şeklinde gösterir. Yani kramp sorunu yaşıyor iseniz mutlaka bu durumu sizi takip eden uzmanınıza iletiniz.  

C VİTAMİNİ
C Vitamini testi kan tahlili ile rutin olarak bakılmaz. C vitamini günlük bir vitamindir. Yani suda erir ve o gün içinde fazlası idrarınız ile atılır. Dolayısı ile bir gün bol meyve yiyip ertesi gün hiç yememek gibi bir dengesizlik C vitamini alımınızı etkiler. Diyetinizde C vitamini eksikliği bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Ağız içi yaralarının çıkmasına sebep olur. Ayrıca rutin bir şekilde eksik alınan c vitamini kilo vermenizi de engeller. Mutlaka hergün en az 1 meyve ve buna ilave 1 ufak kase çiğ salata tüketmelisiniz. Suyunuza veya çayınıza limon sıkmak da C vitamini alımınıza destek olacaktır.

Sağlıklı ve fit günleriniz olsun.

17 Mart 2016 Perşembe

GÖBEK NEDEN OLUR?




Bazılarımız kilo alırken sadece belli bölgelerimiz yağlanır. Çoğu kişi karın bölgesinin, göbeğinin yağlanmasından şikayetçidir. Peki niçin göbek bölgesi bazılarında daha fazla yağlanıyor?
Son yıllarda görülme oranı hızla artan bir sağlık problemi insülin direncidir. Eğer direnciniz varsa vücudunuz size hızla kocaman bir göbek inşaa etmeye çalışır. Çünkü yedikleriniz yağ veya karbonhidrat hiç fark etmez, direkt olarak karın bölgenize bir güzel yapışır. Dolayısı ile aslında ben düzenli besleniyorum ama göbeğim sürekli büyüyor cümlesini sıklıkla duyarız.
Ailenizde şeker hastalığı öyküsü varsa, stresli bir hayatınız, uzun süre kendinizi aç bırakmalarınız, pek düzenli olmayan bir beslenme düzeniniz varsa ve bütün bunların yanında kontrolsüzce büyüyen bir göbeğiniz de mevcutsa potansiyel bir insülin direnci riskiniz var demektir.
 Yapmanız gereken şey  5 dakikanızı ayırarak kan tahlili yaptırmaktır. Tahlil sonuçları her şeyi gösterecektir. Eğer insülin direnciniz varsa ilaç tedavisinin yanı sıra bir diyetisyenden destek almak, hem fazlalıklarınızdan kurtulmanıza hem de direncinizin kırılmasına büyük destek sağlayacaktır.
Göbek bölgesinin yağlanmasının bir diğer sebebi de fazla hareketsiz kalmaktır. Gün içinde sürekli oturan, araba ile işe giden, evde hareketsiz kalan ve yeterince adım atmayan biri iseniz göbeğiniz yağlanmaya, beliniz kalınlaşmaya başlar. Bu durumdan çıkmak için de hareketlenmelisiniz. Pedometre adında bele takılan veya cebinizde taşıyabileceğiniz adım ölçer cihazlar satılıyor. Bunlardan bir adet edinin. Belinize takın ve günde kaç adım attığınızı ölçün. Gün içinde 5000 adımın altında kalıyorsanız DİKKAT! Çok hareketsizsiniz demektir.