diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2019 Perşembe

MİDE AMELİYATI SONRASI BESLENME TAVSİYELERİ (DUMPİNG DİYETİ)




Midenin bir bölümün veya tamamının çıkarıldığı ameliyatlar sonrasında yiyecekler tüketildiği gibi ince bağırsağa geçiş yapar. Bu durum hastalarda bazı şikayetlere sebebiyet verir. Karın ağrısı, dolgunluk hissi, bulantı, kusma, sıcaklık hissi, terleme, yorgunluk, halsizlik, yüzde kızarıklık, çarpıntı, ishal, hipertansiyon, kan şekerinde ani yükselme gibi şikayetler yaşanması oldukça normaldir. Bu rahatsızlıklar ameliyatı takiben 2-5 yıl kadar sürebilir. Ancak bu süreci daha konforlu geçirmek için beslenmenizde dikkat etmenizi önerdiğim önemli noktalar vardır. 


  • Öğünlerinizi küçük miktarlara bölerek ve yayarak tüketin. 3 ana 3-4 ara öğün tüketmek iyi gelecektir.
  • En önemli kural çok iyi çiğnemektir. Ağzınıza aldığınız lokmayı 20-25 kere çiğneyin. Ağzınızda iyice erisin. Oldukça yavaş yemek yemeğe çalışın.

  •  Şeker ve şekerli besinleri tüketmeyin.

  • Proteinli besinleri tüketmeniz çok önemli. Yemeğinize ilk proteinleri yiyerek başlayın (yumurta, peynir, yoğurt, kıyma, tavuk gibi)

  • Yemeklerin yağlı, sulu kısımlarını yemeyin. Yağlı soslar, beşamel sos veya kızartma yemeyin. Zeytinyağı kullanarak yemeklerinizi pişirin. Yemeklerinizi pişirirken oldukça az yağ kullanın(1kg sebzeye en fazla 2 kaşık zeytinyağı gibi).

  • Baharat ve acı kullanmayın.

  • Yemekler ile birlikte su ve içecek tüketmeyin. Yemeklerden 30-40dk önce veya sonra sıvı tüketin. 
  •   Yemekten sonra çift yastıkta yatar pozisyonda 30 dk dinlenin.

  • Süt ve sütlü ürünler rahatsızlık hissi yaratabilir. Tüketmekten kaçının. Tüketeceğiniz vakit laktozsuz süt tercih edin.

  •   Kurubaklagiller, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, pırasa, portakal, mandalina, kavun gibi besinlerin sindirimi zordur ve şişkinlik şikayeti yaratır. Tüketmekten kaçının.

  • Eğer size rahatsızlık vermiyorsa daha posalı besinler tercih edin. Bu sayede kan şekeriniz daha iyi düzene girecektir ( tam tahıllı ekmek, yulaf, sebze ve meyveler gibi)

 GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMLE

Uzm.Dyt.Başak Kefeli

17 Aralık 2018 Pazartesi

SİBO DİYETİ ( FODMAP)



SİBO(small intestinal bacterial overgrowth) , ince bağırsakta aşırı miktarda koliform bakteri çoğalması ile oluşan bir rahatsızlıktır. Teşhisini gastroloji hekimi ile koyduğumuz bu hastalık, karında gerginlik, sancı, sürekli tekrarlayan gaz, ishal şikayetleri ile kendini belli eder.  Rahatsızlığın tedavisinde beslenmenizin değişmesi oldukça önemlidir. Konusunda uzman bir hekim ile gerekli antibiyotik tedavisinin yapılmasının ardından mutlaka bir diyetisyenden destek alarak SİBO diyeti uygulamalısınız. Bu diyetin temel amacı ince bağırsaklarınızda gereksiz bakteri çokluğunu azaltmak ve yeni bakteri yükü bindirmemektir. Bu amaçla bakteri üremesini destekleyecek besinlerin belli bir süre ile (en az 15 gün) beslenmenizden çıkarılması gerekir. Bu diyete FODMAP diyeti denir ve beslenmenizden çıkarılması gereken besin bileşenlerinin baş harfleri ile anılır.
F:  Fermente ürünler
O: Oligosakkaritler
D: Disakkaritler
M: Monosakkaritler
A : ve
P:  Poliyoller

Fodmap
   (-) 
Fazla Fruktoz İçerenler
Laktoz ve oligosakkarit içerenler
Poliyol içerenler
Fruktan ve galaktanlar 
Yüksek FODMAP içeren besinler
(Tüketmeyiniz) 
Elma ,Armut, Mango,Bezelye,
Karpuz, Meyve suyu
Meyve konsantresi
Çekirdeği ayrılmayan / zor ayrılan şeftali ( daha sulu ve şekerlidir)
Bal
Yüksek fruktozlu mısır şurubu( yani bu şurubu içeren bütün bisküvi, hazır kek ve pastane ürünü tatlılar)
Fazla miktarda tüketilen bütün meyveler
İnek, keçi, koyun sütleri,
Yoğurt
Dondurma
Yumuşak kıvamdaki peynirler
enginar, kuşkonmaz, pancar, Brüksel lahanası, brokoli, lahana, rezene, sarımsak, pırasa, bamya, soğan, bezelye, arpacık soğanı
ekmek, makarna, kuskus, kraker, bisküvi,kurufasülye
yeşil mercimek, kırmızı fasülye, barbunya,kavun, Trabzon hurması, beyaz şeftali, rambutan, 

Elma, kayısı, kiraz, nektarin, şeftali, armut, erik, karpuz, avakado, karnabahar, mantar, yaprak bezelye,
Sorbitol, mannitol, xylitol, maltitol,isomalt ve sonu –ol ile biten diğer tatlandırıcılar( tatlandırıcılı sakızlar ve kola gibi light ürünlerde kullanılmaktadır.




Fodmap
   (+) 
Düşük Fruktoz İçerenler
Düşük
Laktoz ve oligosakkarit içerenler
Düşük Poliyol
içerenler
Düşük
Fruktan ve galaktanlar 
Düşük  FODMAP içeren besinler
(Tüketebilirsiniz) 
Muz, yabanmersini, greyfurt, üzüm, kivi, limon, mandalina, portakal, çarkıfelek, ahududu, çilek, kavun,  
Laktozsuz süt, laktozsuz yoğurt, pirinç sütü, sert peynirler, tereyağı
Havuç, kereviz, kırmızı biber, mısır, patlıcan, yeşil fasülye, marul, Frenk soğanı, yabani havuç, kabak, taze soğan, domates, bambu,
Glutensiz tahıllar,
Muz, yaban mersini, greyfurt, üzüm, kivi, limon, mandalina, portakal, çarkıfelek, ahududu,
Şeker ( ılımlı miktarda tüketilebilir)  

*Et, balık, serbest gezen kümes hayvanları ve yumurtaları, ham sert peynirler ilk aşamada tüketilebilir.

Bu listedeki yasaklı besinleri 1-2 ay süre ile şikayetler azalıncaya kadar uygulayınız. Şikayetleriniz azalınca bir hekim ve diyetisyen kontrolü ile probiotik takviyelere başlayınız. Daha sonrasında yine beslenmenize dikkat ederek yaşantınıza devam etmelisiniz. Bir hekim gözetiminde kan tahlillerinizi yaptırmalı ve vitamin-mineral eksikliğiniz var ise destek almalısınız.
NOT: SİBO diyeti kısıtlı bir diyettir. Uzun süre uygulanılması tavsiye edilmez. 2 ay uyguladıktan sonra sağlıklı beslenme kurallarına dikkat ederek daha yasaksız bir beslenme programı uygulanmalıdır. Destek için mutlaka bir uzman diyetisyen ile görüşünüz.
Bağırsaklar tüp şeklince uzayan ve sadece sindirimi sağlayan bir organ değildir. Son yıllarda yapılan çoğu bilimsel araştırma, bağırsakların 2. Beyin gibi çalışan çok önemli bir organ olduğunu ortaya koydu. Kabaca bağırsağınız sağlıklıysa sizde sağlıklısınız demektir. Bağırsaklarınızın kıymetini bilip, onlara iyi bakmanız dileği ile.
Uzm.Dyt. Başak Kefeli



31 Ekim 2017 Salı

DİYETTE İSTİKRAR ÖNEMLİ




 Ayın belli günlerinde diyete başlayıp 1-2 hafta sonra bırakanlardan mısınız? Yaz başında diyete başlayıp, yaz ortasında vazgeçenlerden misiniz? Emin olun tek değilsiniz. Diyetteyken 24 saatlik beslenmenin uzun süre ayarlanması hem kolay hem de oldukça zor bir iştir. Bunu için istikrarlı olmak gerekir. Oldukça motive olmuş bir şekilde bu işe başlayıp, kararlarınızı emin adımlar ile uygulayabilirsiniz. Bunu yapan ve uzun sürelerce kilosunu muhafaza edebilen birçok insan var. Hepsinin ortak noktaları bu işi gerekten beynen istemeleridir. Lafta değil, gerçekten bu işi istemeli ve emin adımlar ile ilerlemelisiniz.
Başladığınız zayıflama programının istikrarlı olabilmesi için size bazı önerilerim olacak.
1.      
Diyet programına çok sert başlamayın. Mümkün olduğunca ılımlı ve hayatınıza uygun küçük müdahaleler ile bu işe başlayın. ‘ bu gece son defa yiyorum bir daha yemeyeceğim’ gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Örneğin diyetinize çayınıza attığınız şekeri bırakarak bile başlayabilirsiniz. 1. Haftanızda sadece şekeri bırakın.2.haftanızda ekmeği öğünlerde 1’er dilime düşürün. 3.hafta sebze yemeklerine ağırlık verin. Bu şekilde ılımlı müdahaleler canınızı sıkmayacaktır.
2.       Hedefinizi mantıklı ve uzun vadeli olarak belirleyin.2 haftada 10 kilo vermek gibi bir hedef doğru ve mantıklı olmayacaktır. 3-4 ayda 10 kilo vermek oldukça doğrudur.  Eğer herhangi bir hormonal sorununuz varsa zayıflamanız biraz daha geç olabilir. Hipotoridi, şeker, vitamin eksiklikleri, eklem hastalıkları, romatizma, alerji, polikistikover sendromu kilo vermeyi zorlaştıran rahatsızlıklardır.  Bu tür rahatsızlıklarınız varsa hedefinizi daha uzun vadeye yayın.
3.       Hareketlerinizi ılımlı şekilde artırın. İşe asansör kullanmayı bırakarak başlayabilirsiniz. Arabanızı otoparkta uzağa park edin. Markete gittiğinizde işinizi hızlıca bitirmeyin. Reyonlar arasında boş boş 1-2 tur atın. Hafta sonlarınızı iyi değerlendirin. Çocuklarınızla oyun oynayın. Evde dans edin. Bu tür gerçekçi hareketler ile egzersiz yapmaya çalışın .
4.      
Etrafınızdaki insanların sizi olumsuz etkilemesine izin vermeyin. Siz kararlı olun. Hatta etrafınızdakileri de olumlu etkilemeye çalışın.
5.       Okuyun. Diyet ile ilgili olmasa da sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme ile ilgili kitaplar, broşürler, bilgilendirme yazıları, gazetelerin köşe yazılarını okuyun. Bunlar sizde doğru beslenme arzusu yaratacaktır.
6.       Son olarak sabırlı olun. Yılların biriktirdiği kilolar ve kötü alışkanlıklar bir anda bitmeyecektir. Beyniniz sürekli sizi yoldan çıkarmaya çalışacaktır. Buna hazırlıklı olun. En önemlisi kararlı olmak. Siz  kararı olduktan sonra başarılamayacak hiçbir program yoktur.
Her şeyin başının sağlık olduğunu kendinize fazlası ile hatırlatın. Hayatınızı ve bedeninizi güzelleştirmek için elinizden gelen her şeyi yapın. Çünkü siz buna değersiniz.
Sevgilerimle
Dyt.Başak Kefeli

27 Eylül 2017 Çarşamba

SOĞUK HAVALARDA BAĞIŞIKLIĞINIZ ZAYIFLAMASIN




Geçtiğimiz hafta itibari ile Bursa soğuğun etkisinde. Tabiî ki kendinizi soğuktan korumaya çalışacaksınız ama vücudunuzu soğuk ile savaşmaya muhteşem şekilde hazırlamalısınız. Günlük olarak yediklerinize dikkat ederek işe başlayın. Sağlam bir bağışıklık sisteminin temelleri yediklerinizde gizli.
Kış diyetlerimde bal ve pekmez gibi doğal şekerleri sıklıkla kullanırım. Fazla değil 1 tatlı kaşığı bal tüketmek doğal yollarla bağışıklığınızı güçlendirmenin en kolay yolu. Eğer kansızlığınız varsa bunu pekmez olarak tercih edebilirsiniz.
C vitamini tam bir savaşçı. Bağışıklığınıza çok iyi gelecek. Günlük olara 2-3 porsiyon narenciye veya kış meyvesi tüketmeye çalışın. Özellikle greyfurt, mandalina, portakal ve nar vücudunuzu kışa hazırlamak için birebir.
Daha önceki haftalarda da bahsettiğim gibi balık olmazsa olmazımız. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda omega-3 yani balık yağı bağışıklığı güçlendiriyor. Haftada mutlaka 2 porsiyon balık tüketin. Balığınızı ızgara yapmayı unutmayın.
Yağlı tohumlar yani çerezler mineral ve antioksidanlar açısından çok zengin. Kışın özellikle yer fıstığı, badem ve fındık tüketin. Kavrulmamış çerez tercih ederseniz daha çok antioksidan almış olursunuz. Günlük 1 avuç çerez bağışıklığınıza iyi gelecek.
İşte en muhteşem içecek:Kefir. Daha sonra sizlere kefiri özel olarak anlatan bir yazı hazırlayacağım. Bağışıklık sistemini anlatan bir yazıda bu müthiş Kafkas içeceğine değinmeden geçmek olmaz. Bir bardağının içinde yüzlerce  probiyotik yani sağlığımıza faydalı canlı bakteriler var.  Bu bakteriler bağışıklığımızı kuvvetlendirmek için birebir. Çocuklarınızın gece uyumadan önce içtiği sütleri kefir olarak değiştirin ve gözlemleyin. Bakalım hastalıklar kapınızı bu kış çalacak mı.
Eğer çok düzensiz beslenen biri iseniz mutlaka dışarıdan ek takviye alın. Özellikle çinko, beta-glukan ve C vitamini içeren takviyeler bağışıklık sisteminizi destekleyecektir.
Yedikleriniz ilacınız olsun, bu kış hastalıksız geçsin. İyi haftalar dilerim
 Gribe Yakalanmamak İçin Dikkat Etmemiz Gereken Hususlar 

  • Sabun ve su ile ellerinizi sık sık yıkayınız.
  • Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınınız.
  • Yüzeyleri sık sık temizleyiniz.
  • Yeterli ve dengeli besleniniz.
  • Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınınız. Kapalı ve kalabalık ortamları sık sık havalandırınız.
  • Herhangi bir risk grubunda iseniz grip aşısı yaptırınız.