çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2015 Cuma

KARANFİL SADECE KOKUDAN MI İBARET







Karanfilin tadını kokusunu bilmeyen var mıdır bilmiyorum. Balığın ardından karanfil çiğneneir, tatlılara, aşureye, kompostolara karanfil atılır, bitki çaylarına ve siyah çaya karanfil eklenir. Yani yeme içme kültürümüzde bol bol kullanılan bir aromatik madedir karanfil. Peki karanfil sadece lezzet katmak için mi kullanılır? Faydaları nelerdir? 

·         Karanfile özgü koku ve tat, içinde bulunan “eugenol” adlı bileşikten gelir. Bu uçucu bir yağ türüdür.
·         Karanfilin anavatanı Endonezya’dır. Ancak dünyanın her köşesinde yoğunlukla kullanılır.
·         Kuvvetli antiseptik ve analjezik bir besindir. Özellikle çaylar ile birlikte demlenmesi gribal enfeksiyonlarda ve boğaz enfeksiyonlarında fayda sağlar.
·         Gaz söktürücüdür. Özellikle emziren kadınlarda demlenmiş olarak içildiğinde veya çiğnendiğinde gaz giderici özelliğe sahiptir.
·         Fazla karın gazı ve hazımsızlığı olan karaciğeri yağlı kişilerde günlük olarak karanfil başı çiğnenmesi tavsiye edilir.
·         Hazımsızlığa iyi gelir. Mide şikayeti olanlarda veya yemeği fazla kaçıranlarda  sindirimi hızlandırır.
·         Hafif ve orta şiddetli diş eti rahatsızlıklarında lokal uyuşturucu etkisi olduğu söylenmektedir.
·         Ağız kokularını giderir.
Her besinde olduğu gibi karanfilde de aşırı kullanımdan kaçınılmalıdır. Her öğün sonrası 1 karanfil başı çiğnenmesi ve gün içinde çayların içinde 1-2 adet kullanılması önerimdir.


24 Şubat 2015 Salı

ÇAYDA SORUN YOK, YA İÇİNE ATILAN ŞEKERLER?



Çay milli içeceğimiz bunda hemfikiriz. Bende bir çay kolik olarak hiçbir hastama çay içmeyi yasaklamıyorum. Ama konu şeker olunca duruşum net, fikrim sabit : ÇAYA ŞEKER ATILMAZ!

İster ev hanımı olsun, ister çalışan biri, öğrenci, öğretmen, gezen, oturan hiç fark etmez. Herkes çay içmeyi seviyor.  Bizi dinginleştiriyor, mutlu ediyor. Çalışırken bir nefes aldırıyor. Yanına da hoş sohbet bir arkadaş bulduk mu daha ne isteriz.  Yani kısaca çay ile bir derdimiz yok. Benim bütün derdim o minik şekerlerle. 

Çayı şekerli içmeyi seven hastalarımda ilk iş kolları sıvayıp şekersiz çay içmeye alıştırmak oluyor. 1 hafta boyunca gelen çayların yanındaki şekerleri biriktiriyoruz. Haftanın onunda bir bakıyoruz ki şekerden bir dağ oluşmuş. Ne acı değil mi?

Peki çayı şekersiz içmeyi nasıl başarıcaz, bunun yöntemi var mıdır diye sorular duyuyorum. Şöyle anlatayım:  dilimizin üzerinde minik minik tat algaçları mevcut. Bu algaçların bir hafızası var. Yılların vermiş olduğu alışkanlıktan 1 günde kurtulmak tabi ki zor. Ama tat algaçlarının hafızasının pek kuvvetli olduğunu söyleyemem. İlk 1 hafta sizi oldukça zorlar. Hatta çaydan bile soğursunuz. Ama dayanın. Sabredin. 10. Günü devirdiğinizde çayın tadı güzel gelmeye başlayacak. Hatta 15. Günden sonra çaya şeker attığınızda garipseyip içemeyeceksiniz. 

Eğer çayınıza 2 şeker yada 1 tatlı kaşığından fazla şeker atan biri iseniz yöntemim biraz daha farklı.
Ilımlı kısma yöntemini deneyin. Yani 10 gün boyunca ısrarla kullandığınız şekerin yarısını kullanın. 15. Gün alışacaksınız merak etmeyin. 15. Günden sonra yine kullandığınızın yarısını kullanın. Bir 10 gün daha aynı yöntemi devam ettirin. En sonunda artık şekeri bırakma zamanı gelmiştir. Tebrikler.
Peki bir beslenme uzmanı olarak çaya atılan şekeri niçin sevmiyorum size bunu anlatayım. Şeker aslında hayatımızı devam ettirebilmemiz için dışarından almak zorunda olduğumuz bir madde. Şeker, tuz  ve su sayesinde yaşıyoruz bu doğru. Ama sofra şekeri yani çay şekeri ihtiyacımız olan şeker değil. Yani kan şekerimizi dengeleyebilmek için sofra şekerine ihtiyacımız yok. Şeker içeren diğer besinlere ihtiyacımız var. ekmek, baklagiller, bulgur, pirinç, meyve, süt ihtiyacımız olan şekeri içeren besinler. Sofra şekeri ise boş enerji kaynağı. İştahımızı açan,bizi yağlandıran, kilo aldıran, iç yalanmaya sebep olan, kanser hücrelerinin üremesine sebep olan bir madde. Peki bu maddeyi her gün her dakika çay gibi enfes bir içeceğin içinden almak sizce sağlıklı mı? 

Çayınıza şeker atmayın. Yeni demlenmiş mis gibi çayınızı sağlıkla yudumlayın. Ben mi napıyorum? Çayımın içine en son ne zaman şeker attığımı gerçekten hatırlamıyorum.


23 Nisan 2014 Çarşamba

DİYETE DESTEK SU KARIŞIMI





Zayıflama diyetlerinde biz uzmanların isteği hep sıvı tüketiminin fazla olmasıdır. ortalama 2 lt su tüketimi size fazladan 150 ila 200 kalori fazladan enerji harcatacaktır. Bunun nedeni böbreklerin daha fazla çalışması, sindirim kanalının daha kusursuz çalışmasıdır. Fena mı   işte. Su içerek oturduğumuz yerden yarım saat yürüyüş yapmış kadar kalori yakıyoruz.

Her şey iyi hoş da  "bu suyu içmek tam bir işkence oluyor" diyor bazı danışanlarım :) Biz de bu durumu daha da kolaylaştırmak için biraz aromatik biraz da işe yarayan özel sıvı karışımları veriyoruz. Yoğun isteğin ardından burada da bir kez daha en sık kullandığım özel sıvı karışımını sizlerle paylaşmak istedim.

Yaklaşık 1 lt su. içine;
- 1/2 elma doğrayın küp küp
-1 adet dal tarçın
-3-4 adet tane top karabiber
-3-4 tutam maydanoz
-2-3 adet karanfil ekleyin ve bunu yaklaşık 10dk kaynatın. Karışımı kaynattıktan sonra altını kapatın ve içine,
- 1 poşet yeşil çay
-1/2 limon dilimi ekleyin. bir 10dk. da bu şekilde bırakın. 10 dk sonra içinden bütün malzemeleri çıkartın.

 Yaklaşık 3-4 fincanlık bir içeceğiniz olacak. Bunu ister sıcak çay gibi, isterseniz de soğuk içecek gibi içebilirsiniz. Yalnız DİKKAT! Hepsini bir dikişte içmeyin. Gereğinden sık tuvalete çıkma hissiniz olur ki bu sosyal hayatınızı etkiler. Gün içine yayın ve ufak bardaklarla yudum yudum için.  Tekrar tekrar ısıtıp da içebilirsiniz.

AFİYET OLSUN!..

18 Ocak 2013 Cuma

ÇAYA KAHVEYE ŞEKER ATMAYIN






Çayı çok seven bir toplumda yaşıyoruz. Sabah uyanınca çay içen, iş yerinde çay içen, misafiri geldiğinde çay demleyen, gece otururken yine çay içen bir milletiz. Ve maalesef çayı şekerle içmeye çocukluğumuzdan beri alışığız. Evlerde veya dışarıda çay bahçelerinde çay tabağına 2 küp şeker konulur, soframızın üzerinde her daim ağzına kadar şeker dolu şekerliğimiz bulunur, biraz daha şık bir restoranda veya cafede ise çayın yanında mutlaka ya ufak bir kurabiye veya bir şekerleme gelir. Kısacası bizim için çay eşittir şekerdir.
Aslında aynısı kahve için de geçerlidir. Orta şekerli türk kahvesi içmeye alışığızdır, kahvenin yanına minik de olsa bir çikolata iliştirmeye ise bayılırız.
Peki çay ve kahveler şeker ile bu kadar akraba olmuşken gün içinde toplamda içtiğiniz çayı, kahveyi ve yanında kullandığınız şekeri hiç hesapladınız mı? Eğer bunu hiç düşünmediyseniz şimdi ufak bir hesaplama yapalım;
Ortala günde 8-9 bardak çay içiyorsanız ve 1 de orta şekerli türk kahvesi içiyorsanız toplamda ortalama 18-20 adet küp şeker kullanıyorsunuz demektir. Bu 1 ayda ortalama 550 adet küp şeker yapar. 1 yılda ise 6500-6600 adet küp şeker yapar. Yani siz faretmeden 1 minik küp şekeri yüzünden binlerce kaloriyi fazladan ve boşu boşuna alıyor olabilirsiniz. 

ŞEKERİN BİZE HİÇ Mİ YARARI YOK?
Evet sofra şekeri diye tanımlanan çay şekerinin vücudumuza hiç mi hiçbir faydası yoktur. Hatta faydalı olmak bir yana,  iştah açıcı, şeker dengesini bozucu, karın yağlandırıcı ve rafine ürün olduğu için sağlık bozucu etkileri bile vardır. 

PEKİ YA TATLILAR?
Beslenme bilimini bilenler ve bu işin içinde olanların şekere bakış açıları çok nettir. Şeker ve şekerli ürünler sağlıklı değildir ve mümkün olduğunca az tüketilmelidir. Ancak damak tadımız ve  nefsimiz bazı besinleri tüketmek için bizi itekler. Birbirinden lezzetli tatlılar da bunlardan bazılarıdır. Eğer haftada 1-2 defa 1-2 porsiyon tatlı yiyen birisi iseniz ve şeker metabolizması ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamıyorsanız şanslısınız. Bu miktarda tatlının bir zararı olmaz.Ancak her gün, hatta her öğün çayın içine şeker atan birisi iseniz dikkat! Çaya kahveye şeker atmak, haftada 1 defa tatlı yemekten çok daha tehlikelidir.