ev yoğurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev yoğurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2017 Pazartesi

1 YAŞINDAKİ BEBEĞİMİZİ NASIL BESLEYELİM?




Bebeklerimizin büyüme dönemlerindeki her gelişimi, her adım atışı, her ilkleri o kadar kıymetlidir ki. Yaptıkları her şey doğanın sunduğu bir gelişim evresidir aslında. Sadece kimisi biraz aceleci davranır bir iki ay erkenden atar adımlarını, kimisi biraz tembel çıkar, gecikir. Ancak her şeyden önemlisi, sağlıklı, bağışıklık sistemi kuvvetli, beyin gelişimi yerinde olan çocuklar olmalarıdır. İşte beslenme de tam bu noktada devreye girer. Çocukların doğru beslenmeye, doğru gıdaları tüketmeye ihtiyaçları vardır. Bu durum onların sağlıklı bir şekilde gelişebilmeleri için çok önemlidir. Yedikleri besinler bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirmelidir. Katkı maddelerini ne kadar az alırlarsa o kadar iyi olur. En masum gibi görünen çubuk kraker bile olsa paket gıdalardan uzak tutmayı başarmalıyız. 

EN GÜZEL BEBEK YEMEKLERİ


1 yaşındaki bebek artık yemek yeme konusunda çoğu besin açısından özgürleşmiştir. 1 yaşına kadar yasak olan bal, bakla, inek sütü, patlıcan gibi besinler artık yavaş yavaş serbestleşir. Kısacası ailenin evde pişirdiği tüm tencere yemeklerini yiyebilir. Özellikle az yağlı kıyma ile pişirilmiş sebzeli etli yemekler çocuklar için çok besleyicidir. İçinde hem protein, hem sebze hem de yağ bulunan bu yemekler hemen hemen her gün belli ölçülerde yedirilmelidir. Kıymalı taze fasulye, kıymalı karnabahar, kıymalı kabak, etli türlü, kıymalı biber ve kabak dolması, etli yaprak sarması, etli patates yemeği, etli baklagil yemeği bebeklerin yiyebileceği en güzel ev yemekleridir. 

TAHILLAR ÇOK ÖNEMLİ


1 yaşındaki bebeklerde karbonhidrat tüketimi de oldukça önemlidir. Bebeğinize günde 1-2 dilim ekmek içini yedirebilirisiniz. Ancak ekmekten daha iyi olan tarhana çorbası, mercimek çorbası, yeşil mercimek yemeği, bulgur pilavı,  karabuğday pilavı, yarmalı pirinçli yoğurt çorbalarını da mutlaka tükettirmelisiniz. Bu tahıllar bebekler için temiz enerji kaynaklarıdır. Oldukça hareketli olan çocuğa ilk etapta enerjiyi bu gıdalarda bulunan karbonhidratlar sağlayacaktır. 

EV YOĞURDU YAPIN


Kalsiyum ve protein 1 yaşında oldukça önemlidir. Özellikle anne sütü almayan bebeklerin günlük 2 bardağa yakın süt veya ev yoğurdu tüketmeleri gerekir. Özellikle ev yoğurdunu bebeğinize her gün 3-4 kaşık kadar yedirin. Önemli bir protein kaynağıdır. Ayrıca probiyotik kaynağıdır. Bebeklerin hem kemik ve diş gelişimlerini destekler hem de bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirir. Bebeğinize kesinlikle hazır yoğurt yedirmeyin. Hatta mümkünse siz de yemeyin. Evde yoğurt yapmak son derece kolaydır. Günlük şişe sütleri kullanarak da son derece lezzetli ev yoğurtları yapabilirsiniz. Gerekirse yoğurt yapma makinelerinden destek alabilirsiniz. 

HAFTADA 2 DEFA BALIK

Umarım balık seven bir çocuğunuz olur. Beyin gelişimi ve bağışıklık sistemi için müthiş bir gıda. Haftada 1 veya 2 defa 2’şer köfte boyutunda balığı bebeklerinize yedirin. Dip balıkları olmamasına, yüzey balığı olmasına özen gösterin. Örneğin hamsi, istavrit, uskumru, sardalya gibi balıklar bebeklere oldukça uygundur. Balıklarını kızartmayın. Izgara veya buğulama şeklinde tüketin. Balık konusunda daha detaylı bilgi için TIKLAYINIZEğer bebeğiniz, çocuğunuz balık yemiyorsa saf balık yağlarından günde 1 tatlı kaşığı kadar geceleri içirin.

ÇOCUKLARINIZA ŞEKER YEDİRMEYİN

Evet bizleri annelerimiz şekerli gıdalar ile beslemiş olabilir. Muhallebimize, kekimize hatta yoğurdumuza bile şeker eklemiş olabilirler. Ancak siz bunu çocuğunuza yapmayın. Saf sofra şekerinin hiçbir faydası yoktur. Kekinizi yaparken bal, pekmez, kuru meyve, meyve rendesi veya taze sıkılmış meyve suyu kullanabilirsiniz.  İnanın bunlar da muhallebileri ve kekleri son derece güzel tatlandırıyorlar. Unutmayın; bebeğinize ne verirseniz ona alışır.  

ONA FIRSAT VERİN 


Çocuğunuz artık büyüdü ve tam 1 yaşında. En azından artık ağzının yolunu biliyor. Eline çatal verdiğinizde ve önüne bir parça yemek koyduğunuzda çatalı yemeğe saplamaya çalışır. Ona yardım edin. Çatalın ucuna sapladığınız yumuşak kıvamlı(ekmek veya omlet gibi) yemeği ağzına götürecektir. Hem de bundan son derece büyük bir keyif alacaktır. Bu şekilde bütün yemeğini daha bile rahat, inatlaşmadan bitirdiğine şahit olabilirsiniz. Ayrıca bu dönemde bebekler elleri ile de yemekten son derece keyif alırlar. Bebeğin yemeğe ellemesi, dokunması, kıvamını, ısısını hissetmesi onun genel gelişimi için de çok önemlidir. İşte tam da bu dönemde ona kendi kendini besleyebilme fırsatı verin. Eğer mama sandalyeniz yoksa yere bir sofra bezi serip üzerine kırılmaz bir tabakta yemeğini koyun. Örneğin makarna ve köfte. Köfteleri ufak ufak kesin. Makarnanın ise düdük makarna gibi çok ufak parçalarda olmamasına dikkat edin. Aksi taktide boğazına kaçırabilir. Spiral makarnayı bebekler çok rahat yiyorlar. Sizde onunla birlikte yere oturun ve kendi kendine beslemesine izin verin. Hatta arada sizin de ağzınıza koyabilir. Böyle anlar bebeklerin oldukça mutlu olduğu anlardır. Yemek esnasındaki krizleri, bağırış, çağırışları, yemekleri yerlere fırlatmaları veya kaşığa vurmaları bu yöntemler sayesinde yaşamayacaksınızdır.   

VİTAMİN İÇİN MEYVELER 


Bebeklerin günde 1-2 porsiyon meyve yemesi gerekir. Hem günlük lif alımları, hem de vitamin alımları için çok önemlidir. Meyveler bebeklerin kahvaltısında yada ara öğünlerinde olabilir. Yoğurt meyve gibi karışımları yapmanızı ise önermiyorum. Yoğurdu tek başına yemesinde fayda vardır. ‘Tatlı yoğurt’ tadına alışmamaları için bu önemlidir.  Genellikle karışık meyve tabakları değil de, tek çeşit meyveyi tek seferde yemesini öneriyorum. Örneğin 1 öğünde ½ şeftali diğer öğünde küçük 1 muz gibi. Kendi başına yiyebileceği meyveleri ise yine önüne koyarak yemesine izin verin . Örneğin çekirdeksiz üzümleri ortadan ikiye kesin(yuvarlak gıdalar bebeklerde boğulmalara sebep olabilir. Bu sebeple üzüm gibi yuvarlak bir gıdayı ortadan ikiye keserek önüne vermelisiniz.) iki parçaya ayırdığınız ve içinde çekirdeğin olmadığına emin olduğunuz üzümleri bir kaba koyup sofra bezinin üzerine koyun. Bebeğiniz bunu elleri ile son derece rahat tüketecektir. Hatta muzu kabuklarından biraz sıyırarak eline verin. Kemirmek çok hoşuna gidecektir. Portakal, mandalina gibi üzerinde iç zarı olan meyvelerin zarları bebeklerin boğazına takılabilir. Zarlarını ayıklayabilirsiniz. Yada elinizde tutarak kemirmesine , emmesine izin verebilirsiniz. 

BİTKİ ÇAYLARI 

Fazla bitki çayı tüketmek yetişkinler için bile doğru değildir. Günde 2 kupadan fazlası önerilmez. Ancak bebeğiniz 1 yaşını geçtiğinde az miktarda taze demlenmiş bitki çayını bebeğinize verebilirsiniz. Örneğin ıhlamur çayı, rezene çayı. Gece yatmadan önce 50-60ml ılık hali ile verilebilir. İçine az miktarda bal eklenebilir. Yada sabah kahvaltısında verilebilir. Günde tek sefer yeterlidir. Su yerine bol bol verilmemelidir. 

SU 

Oldukça önemlidir. Çocuğunuza her fırsatta su içmesi için teşvik edin. Özellikle geceleri sebepsiz yere uyanan çocuğunuza su verin. Susadığı için gece uyanmış bile olabilir.  Suyun bebeklerde içme vakti yoktur. istediği her an verebilirsiniz. Koşturup terleyen bir çocuğun yada ishal olmuş bir çocuğun su ihityacı artar. Daha fazla vermelisiniz. Anne sütü almayan bir bebek ortalama günde 1 lt kadar su içebilir.

DYT.BAŞAK KEFELİ

22 Mayıs 2014 Perşembe

YOĞURT İLE ZAYIFLAYIN



Zayıflama diyetlerimde en sık kullandığım protein ürünü süt ürünleri. Özellikle de fermente olmuş süt ürünleri: yoğurt,ayran ve kefir.

Yapılan bir çok çalışmada kalsiyum içeren bu ürünlerin bağırsaklarda yağ bağlayıp dışarı atmaya yardımcı olduğu tespit edilmiş. Ayrıca kolay sindirilen bir protein ürünü oldukları için de metabolizmayı hızlandırıcı özellikleri var. Süt şekeri ve süt proteini aynı zamanda şeker dengeleyici. Hem şekeri düşenlerde hem de şekeri yükselenlerde tedavi amacı ile kullandığımız besinler. Özellikle ara öğün olarak kullanıldıklarında uzun süre tok tutma özellikleri de var.

Sadece 1 tabak sebze yemeği yiyip kalmak ile yanına 1 kase de yoğurt yemenin arasında dağlar kadar fark var. Yemeklerinizin yanına 1 kase yoğurt ilave etmeniz size en azından 2 saatten fazla tokluk hissi sağlayacaktır. 

Bu kadar güzel özelliklere sahip en doğal besin olan yoğurt da benim diyetlerimin vazgeçilmezleri arasında. Özellikle acıkma problemi yaşıyorsanız, karın yağlarınızdan şikayetçiyseniz, şeker düşüklüğü hissedip elleriniz titriyorsa yoğurt ile tanışın ve barışın. Her öğünde 1 ufak kase yoğurt tüketin.

EV YOĞURDU NASIL YAPILIR?

Sanayi tipi yoğurtları biz beslenme uzmanları pek sevmeyiz. Herşeyin doğalından yana olduğum için hastalarıma ev yoğurdu yapmalarını tavsiye ediyorum. Bana kalırsa dünyanın en kolay işi yoğurt mayalamak. Bilmeyenler için tekar edelim;

İster hazır paket süt alın isterseniz de açıkta satılan sütlerden alın.  Sütünüzü  bir tencerede kaynatın. Ardından  tezgahın üzerinde soğumaya bırakın. Soğumaya başlayan süt yaklaşık 40 derece olana kadar bekleyin. 40 dereceyi nasıl ölçücem derseniz: Anne yöntemini deneyelim. Serçe parmağınızı süte daldırdığınızda parmağınız yanmayacak. Ama sütün ısısını hissetmiyorsanız da 40 derecenin altına inmiş demektir. Hafif bir ısının hissedilmesi gerekiyor.

Isısını ayarladığınız sütün içine (1 lt süt için 1 kaşık yoğurt olmak kaydı ile) mayasını bir kaşık yardımı ile bırakın ve hafifçe karıştırın. Yoğurdunuzun üzerini bir bez ile örtün ve fazla ışık almayacak şekilde bez ile çevirin. Isısını bir müddet koruması gerekiyor. Bu sebeple soğuk bir zemine bırakmayın. Masa üstünde bekletebilirsiniz. Yaklaşık 6-7 saat sonra yoğurdunuz hazırdır. Mayalanmış sütün olgunlaşması için 1 gün buzdolabında bekletin ve ardından tüketmeye başlayabilirsiniz.