kansızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kansızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2017 Salı

KADINLARIN KANAYAN YARASI: KANSIZLIK




Anemi kadınların arasında görülme sıklığı en yüksek olan rahatsızlıklardan biri. Yapılan çalışmalar kadınların yarısında kansızlık ve kansız kalma riski olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi olarak da demir kaynaklarının yetersiz tüketilmesi, fazla çay ve kahve tüketilmesi, aylık regli kanamalarının fazla olması yer alıyor. 

Kansızlık genel beden sağlığını bozan bir rahatsızlıktır. Biz oksijen ile yaşayan canlılarız. Kanımızda da oksijeni hücrelerimize taşıyan madde demir. Yani demir eksikliği ile beraber kansızlık  yaşadığımızda hücrelerimiz yeterince oksijenlenemiyor.   geliyor. Tempolu yürüyüş yapamıyor, tempolu bir şekilde merdiven çıkmayı başaramıyoruz. İşte kansızlığın hayatımızı etkileyen görünür yüzü bu şekilde oluyor. Görünmeyen yüzünde ise hücre ve organ yaşlanması yer alıyor. Hayatımızı bu kadar çok etkileyen demir eksikliği kansızlığının ise tedavisinde besinler ve düzenli beslenme son derece önemli bir rol oynuyor.
Hücrelerimiz daha hızlı yaşlanıyor. Dolayısı ise daha fazla halsizlik, isteksizlik, çabuk yorulma yaşıyoruz. Hızlı düşünemiyoruz. Saçlarımız dökülüyor, tırnaklarımız kırılıyor. Daha çabuk uykumuz
En zengin demir kaynakları hayvansal kaynaklı gıdalarda bulunuyor. Özellikle karaciğer, dalak, yürek gibi organ etlerinin demir içerikleri oldukça yüksektir. Yoğun kansızlık yaşayan kişilere bu etleri haftada 1 defa mutlaka tüketmesini tavsiye ediyorum. Ayrıca kırmızı et de çok iyi bir demir kaynağıdır. Yapılan bütün sebze yemeklerine biraz kıyma veya kuşbaşı etini karıştırmak önemli. Haftada 1-2 defa parça et tüketmek gerekiyor. Et tüketirken demirin emilimini artırmak için yanında bol limonlu salata yemek gerekiyor. Etin yanında taze sıkılmış meyve suyu içmek veya 1 adet meyve yemek de bu ihtiyacı karşılıyor.
Bitkisel kaynaklı gıdalarda da demir bulunuyor. Yeşil mercimek, ıspanak, üzüm gibi besinlerde de demir bulunuyor ancak bu besinlerdeki demiri vücudumuz çok iyi bir şekilde ememiyor. Dolayısı ile kansızlık tedavisinde öne çıkan besinler bitkisel besinler değildir.
Fazla süt ürünü tüketmek kansız bırakabiliyor. Günde ortalama 500-600ml süt ürünü genel olarak yeterlidir. Bu miktarın üzerine çıktığımızda kansız kalma riskimiz artıyor.
Ayrıca tahlil yaptırdığınızda demir seviyeniz oldukça alt sınırlarda çıktıysa ve hekiminiz size demir ihtiva eden kan hapları önerdiyse lütfen bu hapları kullanmayı reddetmeyiniz. Çünkü belli bir seviyenin altına düşen demir seviyesi tek başına gıdalar ile yeterince yükseltilemiyor. Ancak kısa süreli ilaç tedavisinin ardından doğru beslenme ile kansızlık tedavi edilebiliyor.
Son olarak şunu da eklemeliyim; bütün kan tedavilerine ve doğru beslenme kurallarına uymanıza rağmen kansızlığınız tedavi olmuyor ise daha detaylı bir tarama yaptırmalısınız. Çünkü kansızlığınız sizin hiç fark etmediğiniz bir vücut kanamasından veya tümörlü bir hücre üretmenizden dolayı da gerçekleşiyor olabilir. Yapılacak endoskopi,kolonoskopi sonrasında hekiminizin yönlendirmesine göre tedavinizi devam ettirmelisiniz.
Sağlıklı geçirilecek güzel günler görmek dileği ile.
Dyt.Başak Kefeli


7 Ocak 2014 Salı

KEPEK KANSIZLIK YAPIYOR







Diyete başlayan herkes ilk önce ekmeğinin türünü değiştirir. Maalesef ki marketlerde hala beyaz ekmek satıldığı için çoğu kişi beyaz ekmek tüketiyor. Diyet konusunda yaygın olan kanı ise beyaz ekmeğin kilo yaptığı. Aslında bu pek yanlış bir bilgi değildir. Ancak ekmek tüketiminde ekmeğin türünden ziyade önemli olan dozudur. Yani bir oturuşta yarım ekmek yiyen birisi beyaz ekmek yerine esmer veya çavdar ekmeği de yese yine kilo alır. Yani esmer ekmek, kepekli ekmek eşittir diyet ekmek değildir. Beyaz ekmekten tek farkı lifinin ve vitamin içeriğinin daha fazla olmasıdır.

Zayıflama hastalarımın %90’ına kepekli ekmek önermiyorum. Çünkü gereğinden fazla kepek kansızlık yapıyor. Türkiye zaten kansızlığın bolca görüldüğü bir memleket. Üzerine fazla fazla kepekli ürün tüketmek de bu kansızlığı tetikliyor. Kepekli ekmek sadece kolesterolü ve şekeri yüksek olan veya kronik kabızlık çeken kişiler tarafından tüketilmesi gereken bir ekmektir. Asıl kullanılması gereken ekmek türü ise TAM BUĞDAY VEYA ÇAVDAR VEYA ÇOK TAHILLI EKMEKLERDİR.

Kepek ekmeğinin yapılışı şu şekildedir: beyaz unun içine bir miktar saf kepek eklenerek yapılır. Tam buğday ekmeği ise tam buğday unundan içine kepek eklenmeden yapılır. Veya çavdar ekmeği ise çavdar unundan yapılır. Dolayısı ise çok daha sağlıklıdır. Tok tutarken kansız bırakmaz.
Yukarıda da bahsettiğim gibi ekmek türlerini seçerken bilinçli seçmek önemlidir. Ancak ekmeğin türünden ziyade, tüketim miktarı çok daha iyidir. Günde 1 adet tam buğday ekmeği yemektense, 2 dilim beyaz ekmek yemenizi tavsiye ederim. Doz her zaman daha önemlidir.
Diyet listelerimde kullandığım ortalama ekmek dilimlerim şu şekildedir;
·         Aktif çalışan ve iştahlı erkek danışanlarımda her öğünde 2’şer dilim olmak üzer toplamda 6 dilim ekmek öneriyorum.
·         Aktif çalışan bayan danışanlarımda kahvaltıda 2 dilim geri kalan her öğünde 1’er dilim ekmek olmak üzere 4 dilim ekmek öneriyorum.
·         Pasif olan erkek danışanlarımda kahvaltıda 2 dilim geri kalan her öğünde 1’er dilim ekmek olmak üzere 4 dilim ekmek öneriyorum.
·         Pasif olan bayan danışanlarımda kahvaltıda ve öğle yemeğinde 1’er dilim olmak üzere toplamda 2-3 dilim ekmek öneriyorum.


11 Mart 2013 Pazartesi

HİPOTROİDİ İLE YAŞAMAK






Her gün birçok kişiye hipotroidi teşhisi koyarız ancak iş gelip bizi bulduğunda bir durup düşünürüz. Kendimize konduramayız. Bulgularını yaşamadığımızı düşünürüz. Ama tahliller yalan söylemez. TSH hormonu yükseldiğinde artık o üçte birlik kısıma girmişsinizdir. 

Geçen günlerde yorgunluk şikayeti ile doktorumun kapısını çaldım. Şikayetim aslında kansızlık şikayeti gibiydi: yorgunluk, sürekli uyku hali ,mayışıklık … Tabii kan tahlilleri yapıldı, bütün değerler tarandı ve aşikar bir hipotroidimin olduğu tespit edildi. 

Çoğu kişi biliyordur ama tekrar anlatalım. Hipotroidi de metabolizma inanılmaz yavaşlar. Bir miktar iştah artar. Hareketsizlik artar. Uyku hali oluşur. Genelde hastalar kilo almaya başlar. Cilt kurur ve kabuklanır.  

Bende yorgunluk, halsizlik, sürekli uyuma istediği ve bir miktar cilt kuruması vardı. Büyük ihtimalle diyetisyen olmamın avantajını yaşayarak kilomda bir artış yaşamadım, hareketlerim azalmadı. Yürüyüşüme devam etmiştim. Hatta doktorum kilomun artmamış olmasına şaşırdı. Sonuç olarak artık bende hipotroidi ile yaşıyorum ve yaşamaya da devam edicem.  

Hayatıma sadece 1 adet ilaç girdi. Bunun dışında 3 ayda bir kan tahlili yaptırıp TSH takibi yaptırmam gerekecek.  Bunların dışında bedenimi zorlayacak başka bir durumun olmayacağını ümit ediyorum.
Bir diyetisyen gözü ile troid sağlığını korumak adına beslenme planımızın ise belli başlı noktalarını şöyle düzenlemeyi öneriyorum;

  • Troid sağlığını korumak için en başta sigara içimini ve alkol kullanımını azaltmak gerekiyor. Sigara ciddi anlamda troid dokusuna ve troidin işleyişine zarar veren bir maddedir.
  • Selenyum troid için çok önemli bir mineral. Özellikle yumurta sarısında, balıkta ve cevizde bulunuyor. Bu 3 besini hayatımızdan çıkartmamalıyız.
  • Omega-3 yağ asitleri son derece önemli. Haftada 2 defa balık yemeliyiz.
  • Troid probleminde kansızlık bir risk etmenidir. Troid sorunu yaşayan çoğu bayan aynı anda kansızlık da yaşıyordur. Dolayısı ile demir kaynaklarını tüketmeliyiz. Kırmızı et haftada 3 defa tüketilmeli. Fazla çay içilmemeli. Etin yanında yoğurt yenilmemelidir.
  • Troid problemi olan kişilerde bende de olduğu gibi anlamsız kolesterol yüksekliği olabiliyor. Dolayısı ile kolesterolü yükseltecek tür besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tereyağı, kaymak, yağlı etler, tavuğun derisi fazla tüketilmemelidir.
  • Troid sorunu dönem dönem kilo artışları yapabilir. Dolayısı ile beslenme konusunda daima tedbirli davranılmalıdır. 15 günde 1 kilo ölçümü yapılıp artış tespit edilirse kilo düşürücü program uygulanmalıdır.
  • Sağlıklı bir yaşam için hareket edilmelidir. Açık hava yürüyüşleri veya yürüyüş bantlarında günde 15-20 dakikalık tempolu yürüyüş hayatımıza eklenmelidir.
Aklınıza takılan sorular için yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.  

20 Haziran 2012 Çarşamba

KANSIZKEN ZAYIFLAMAK ZOR!



Türkiye’nin yarısı kansızlık çekiyor dersek aslında yanılmış olmayız.
 Özellikle reglileri uzun süren kadınlar, kırmızı et ile arası iyi olmayanlar, çok çay içenler, emziren kadınlar ve ailesel kansızlık öyküsü olanlar demir yetersizliği açısından riskli gruplarımızdır.
Kanımızdaki demir miktarının düşük olması ise zayıflamaya bir engel. Kansızlık metabolizmayı yavaşlatan bir durumdur. Dolayısı ile demir yetersizliğiniz varsa ve kilo vermek istiyorsanız ilk yapmanız gereken kansızlığınızı tedavi ettirmek olmalıdır. Aksi taktirde uzayan zayıflama programları canınızı sıkabilir.

Çoğu kişi kansızlığı için verilen demir hapları iştah açıyor diye kullanmaktan vazgeçebiliyor. İşte kansızlık tedavisinde yapılan en büyük hata budur.