yulaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yulaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2015 Pazartesi

MUTFAĞINIZDA YULAF VAR MI?




 Eğer kilolarınızdan ve iştahınızdan muzdarip iseniz size bir tavsiyem var. Mutfağınızdan yulafı eksik etmeyin. Müthiş bir lif oranına sahip olan yulafın en güzel özelliği tok tutması ve iştahınızı azaltması. Aynı zamanda kabızlığınıza da iyi geliyor. Bağırsaklarınızın doğru çalışmasına faydası oluyor. B grubu vitaminlerin fazlalığından dolayı sinirlerinizi yatıştırıyor ve diyette iken sık sık girdiğimiz depresyonu önlüyor. 

Evet haklısınız yulafı boş boş yemenin pek keyifli olduğunu söyleyemeyiz ama şahsen ben yulafı yemeklerimin içine güzelce gizlemeyi başarıyorum. Bu aslında sizin mutfaktaki maharetinize kalmış bir şey. Yulafın kepeği de öğütülmüş tozu da ezmesi de bence şahane. 

Yulafı bu kadar anlatmışken nerelerde nasıl kullanabileceğinizi biraz anlatayım.

·         Hepimizin çorba yaparken kullandığı un yerine ben yulaf kepeği kullanıyorum. Tıpkı un gibi un ölçüsünde toz gibi olan yulaf kepeği çorbanızın hem çok daha düşük kalorili olmasını sağlıyor hem de inanılmaz tok tutuyor. Unsuz çorba tariflerim için daha önceki yazılarımız hatırlayalım. TIKLAYABİLİRSİNİZ

·         Omlet yaparken yumurta karışımımın içine 1 yemek kaşığı yulaf kepeği veya yulaf ezmesi ilave ediyorum. Yulaf ezmesi ağza daha diri diri geldiği için genelde kepeğini tercih ediyorum. Bu sayede biraz daha sert kıvamda krep benzeri doyurucu bir omlet hazırlamış oluyorum. 

·         Yulaf kepeği ve yulaf unu ile minik kekler hazırlıyorum. Hatta 2013’e girerken merkezimizde ellerimle yaptığım yulaflı muffinlerimi hastalarıma ikram etmiştim. Çoğundan tam not aldı diyebilirim. Tarif için TIKLAYABİLİRSİNİZ.

·         Köfte yoğururken genellikle bayatlamış kepek ekmeği kullanıyorum ancak bazen yulaf kepeği de kurtarıcı oluyor. Özellikle köftenin yanında patates veya makarna gibi karbonhidratlı bir eşlik eden besin varsa, köftelerde ekmek kullanmamak daha sağlıklı. Bunun için köfte harcına kıvamı tutana kadar 2-3 kaşık yulaf kepeği ilave edip bu şekilde yoğurabilirsiniz. Tadında hiçbir değişiklik olmadığını görünce şaşırmayın :) . 

·         Son olarak da cornfleks karışımımı anlatayım. Haftada 1-2 gün kahvaltılarımı nesfit ile yapmayı seviyorum. Nesfit veya special-k Türkiye’de bulacağımız en yaygın olarak satılan tam tahıllı gevrekler. Ancak maalesef bunlar da şeker ilaveli. Dolayısı ile kasemi ağzına kadar nesfit ile doldurmaktansa araya yulaf serpiştirmeyi tercih ediyorum. Özellikle kahvaltılık gevrekler beni acıktırıyor diyorsanız şiddetle denemenizi tavsiye ederim. Ölçüler şu şekilde: 1 bardak süt içine 3 kaşık nesfit ve 3 kaşık yulaf ezmesi. 1 tatlı kaşığı keten tohumu tozu, 2 adet elimle kırdığım ceviz ve maksimum 1 tatlı kaşığı kadar bal. Şahane oluyor. 

Eminim sizinde yulaf ile yaptığınız, denediğiniz tarifler vardır. En beğendiklerinizi benimle ve okurlarımla paylaşırsanız sevinirim.

Sağlıklı, güneşli ve mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle…

8 Kasım 2013 Cuma

ÇORBALARA UN KOYMAYIN





Hem zayıflama diyetlerinde hem de normal beslenmemizde çorbaların yeri büyüktür. Sıvı desteği, lif kaynağı, tok tutma aracı, atıştırma alternatifi olarak çorbaları diyetlerde sıklıkla kullanırım. Ancak bazı durumlarda özelikle tercih ettiğimiz çorbalar işimizi zorlaştırabiliyor. Lezzetli olsun diye yaptığınız küçük müdahaleler çorbaların kalori değerlerini oldukça artırabiliyor. 
Çorbaları hem sağlıklı, bol lifli hem de düşük kalorili yapmanın püf noktalarını şu şekilde özetleyebilirim;

·         İlk iş olarak çorbalarınızın içine un koymaktan vazgeçin. İçine koyacağınız un dışındaki farklı besinlerle de çorbalarınıza kıvam verebilirsiniz. Mercimek çorbası, domates çorbası, sebze çorbası, yoğurt çorbası, et suyu çorbası gibi birçok çorbaya kıvam artırsın  diye un yerine  YULAF KEPEĞİ ekleyin. Çorbanızı yapmaya başladığınızda 1-2 kaşık yağ ve üzerine 2 tepeleme kaşık yulaf kepeği koyun. Biraz kavurun. Üzerine ek malzemelerini koyarak pişirin. Bu sayede unlu bir çorba kadar kıvamlı çorba elde edeceksiniz. Fakat içinde un kullanmamış olacaksınız. Yulaf kepeğinin yerine BUĞDAY RUŞEYMİ veya KETEN TOHUMU  UNU da kullanabilirsiniz. Bu sayede hem çok daha faydalı, bol lifli hem de düşük kalorili çorbalar yapabiliriz.
·         Çorbalarınızın içinde mutlaka posa olsun. Yani su gibi çorbalar değil, daha sebzeli, tahıllı çorbalar yapabilirsiniz. Örneğin domates çorbasını yaparken salça yerine domatesin kendisini kullanabilirsiniz. Eğer tane tane ağzınıza gelmesini istemiyorsanız blender veya rondo kullanabilirsiniz. Benim kendi mutfağımda da sıklıkla yaptığım domates çorbam şu şekilde;

MALZEMELER
1 büyük domates
1 adet çarliston biber
1 adet yeşil soğanın kök kısmı,
3-4 dal maydanoz
2 kaşık yulaf kepeği veya buğday ruşeymi
2-3 kaşık bulgur veya aşurelik yarma buğday
1-2 kaşık zeytinyağı ve tereyağı
Çay bardağı kadar süt

YAPILIŞI
 Domates, biber, soğan ve  maydanozu yıkadıktan sonra hiçbir işlem yapmadan(domatesi soymadan) rondoda iyice öğütün. Püre kıvamına getirin.  Tencerede yağ ile yulaf kepeğini biraz kavurun. Üzerine rondodaki püreyi dökün. Kısık ateşte üzerine su eklemeden biraz pişirin. Ardından üzerine 2-3  bardak kadar kaynar su ilave edin. Buğdayları atın. Kaynamaya bırakın. Buğdaylar pişmek üzereyken altı kısık olan tencereye sütü ekleyin. Pişirin. Altını kapattıktan sonra tuzunu ve isteğinize bağlı baharatınızı ekleyin. Yaklaşık 3-4 kişilik olan düşük kalorili, bol lifli, besin değeri yüksek olan çorbanızı afiyetle için.