9 Ekim 2012 Salı

EN MASUM ARA ÖĞÜNLER






Diyet listelerinin can damarları olan ara öğünler, hem iştah kontrolünü sağlamak hem de metabolizmayı hızlandırmak için oldukça önemli. Ancak tercih edilen ara öğünün doğru besin olması daha da önemli.  Kan şekerini hızlı yükselten ara öğünler bizi tok tutmaktan ziyade daha da acıktırabilirler. Dolayısı ile ara öğün tercihi yaparken kan şekerini hızlı yükseltmeyen ve mide de daha uzun süre kalabilen besinleri tercih etmek gerekiyor.

EN DOĞRU ARA ÖĞÜN SEÇENEKLERİNİ ŞÖYLE SIRALAYALIM
·         Badem, fındık, ceviz, fıstık gibi kuru yemişler
·         Az yağlı süt
·         Ev yapımı meyveli yoğurtlar
·          1 kupa kadar ayran
·         Mevsim meyveleri(kabukları ile birlikte tüketilmeli)
·         Kuru kayısı, kuru erik gibi kurutulmuş meyveler
·         Esmer unla yapılmış şekersiz veya az şekerli bisküviler
·         Esmer unla yapılmış az tuzlu krakerler
·         Salatalık, marul, havuç gibi sebzeler 
       Probiyotikli yoğurtlar
       az yağlı peynir ile yapılmış tost veya sandviçler

Ayrıca ara öğünleri kaç saatte bir yapmamız gerektiği, hangi saatler arasında yemek yememiz gerektiği son derece önemlidir.
İki öğün arasında minimum 2 saatlik zaman farkı bulunmalıdır. 2 saatten daha erken ara veya ana öğün yapılmamalıdır.
Gece uyumadan en erken 2 saat önce de yemek içmek kesilmelidir.  Bu sindirim sistemi sağlığı için gereklidir.

5 Ekim 2012 Cuma

D VİTAMİNİNİZ EKSİK OLMASIN






Türkiye güneş ülkesi. Ancak buna rağmen sadece güneş sayesinde elde ettiğimiz D vitaminimiz yetersiz. Her ay ortalama 400 görüşme yapıyorum ve diyet programı başlatmadan önce mutlaka d vitamini tahlillerine baktırıyorum. Ve şaşılacak şekilde d vitamini eksiklikleri ile karşılaşıyorum.
Bu vitamin o kadar önemli görevleri olan bir vitamin ki bebeklikten yaşlılığa kadar vücudumuzdan eksilmesi hiç istenmez. Başta kemik sağlığı ve bağışıklık sistemi olmak üzere bir çok sistemi etkileyen bir vitamin. Yeterince güneşlenmemek,yaş ile birlikte cildimizde d vitamini sentezinin azalması veya sürekli güneş koruyucu kremler sürmek, kapalı ortamlarda uzun süre bulunmak d vitaminimizi azaltıyor.

Yaş ile birlikte bağırsakların yaşlanması kalsiyum emilimini azaltıyor.

Yaş ile birlikte böbrek yaşlanması ise d vitamininin aktif hale dönüşmesini engelliyor. 

Kadınlarda menapoz ile birlikte de östrojen hormonu seviyesi düşünce kemik erimesi riski d vitamini eksikliği ile birlikte artıyor. 

eksikliğinde kemik ağrıları ve yorgunluk hissediliyor.

Bağışıklık sistemi zayıflaıyor ve kanser türlerine yakalanma riskimiz artıyor. 

Pankreas dostu bir vitamin olan d vitaminin azalması şeker hastalığına yakalanma riskimizi artırıyor

ÇÖZÜM:   oldukça basit. Sizi takip eden doktorunuza d vitamini tahlili yaptırmak istediğinizi söyleyin. 25(OH)vit D3 seviyenize baktırın. 25 altında ise d vitamini takviyesi kullanmalısınız.


4 Ekim 2012 Perşembe

BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRAN BESİNLER





Dönem dönem bağırsak sağlığı ile ilgili sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Gün içinde yeterince sıvı ve posa tüketmemek, stresli olmak, uzun süre hareketsiz kalmak tuvalet düzeninizi bozabiliyor. Böyle bir durumla karşılaştığınızda başvurmanız gereken besinleri şöyle sıralayabilirim;
·         Kuru kayısı
·         Kuru erik
·         Elma, armut
·         Bol su
·         Bol yeşillikli salatalar
·         Yüksek posalı sebze yemekleri( taze fasülye, bezelye, patlıcan, kabak, ıspanak)
·         Kurubaklagil çorbaları(ezogelin, mercimek, toyga çorbası)
·         Ev yoğurdu ve probiyotikli sade yoğurtlar
·         Ceviz, badem, zeytin gibi sağlıklı yağ kaynakları
·         Bitki çayları

Bu besinlerin tüketimine ağırlık verirken özellikle bu süreçte uzak durmanız gereken besinleri ise şu şekilde sayabilirim;

·         Muz
·         Şeftali
·         Pirinç
·         Patates
·         Demli çay
·         Kahve
·         Leblebi


 Kabızlık ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için TIKLAYINIZ 
 Bağırsak sağlığı ile ilgili detaylı bilgi için TIKLAYINIZ.

3 Ekim 2012 Çarşamba

DİYET KURALLARI DEĞİŞİYOR






Aç bırakan listeler
1 kibrit kutusu peynirler
Limonlu sirkeli sular
Haşlanmış sebzeler
Bi dolu yasaklar listesi ve gibileri….

Artık bildiğiniz diyet kurallarını değiştirin. Diyet yapmak sandığınız kadar zor değil. İşte size başarı hikayeleri;




27 Eylül 2012 Perşembe

HANGİ DURUMLARDA KAFEİN ALINMAMALI?






Her vücudun kafeine karşı verdiği tepki farklı olsa da kafein,  genel olarak kan basıncını artırması, şeker metabolizmasını etkilemesi ve kalsiyum emilimini engellemesi sebebiyle tüketimi sınırlandırılması gereken bir besin bileşimdir.
Özellikle gebelikte plasenta ile bebeğe %100 geçişi olduğu için sınırlandırılmasını isteriz. 

Gebelik Sürecinde Günde 200mg’dan Fazla Kafein Alınmamalıdır.

Aksi taktirde bebekte ritim problemleri ve kalsiyum eksiklikleri görülebilmektedir. 

Aynı şekilde emziklilik süreci boyunca da alınan kafein anne sütü ile bebeğe geçtiği için tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bebeklerde uyku problemleri, huzursuzluk, ritim sorunları oluşturabilmektedir.
Tansiyon yüksekliği olan, damar hastalığı bulunan, anjio olmuş veya kalp krizi geçirmiş kişilerin de aynı şekilde kafein tüketimlerini sınırlamalarında fayda vardır. 

Besinlerdeki  Ortalama Kafein Miktarları
330 ml kola
50mg
1 fincan türk kahvesi
100mg
1 kupa filtre kahve
200mg
1 fincan çay(150 ml)
45 mg
20g çikolata
2mg


Gün içinde 1-2 kupadan fazla kahve ve bunun yanında 5 fincandan fazla çay tüketilmesi önerilmemektedir.