sağlıklı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2015 Salı

KİLO ALINAN RİSKLİ DÖNEMLER





Hayatımızda kilo sorunu yaşayabileceğimiz riskli bazı dönüm noktalarımız oluyor. Çoğu kişinin kilo sorunu çocukluktan çıkış yaşlarında, ortalama 18’li yaşlarda başlıyor. Dışarıda yemek yemenin artması, daha hareketsiz günlerin geçmesi, spor yapılmaması ve yüksek enerjili besinlerin ve alkolün tüketilmesi kilo sorunlarını oluşturuyor. Ancak riskli dönemler sadece bununla bitmiyor.

·         Kadınlar açısından konuştuğumuzda gebelik ve gebelik sonrası dönem kilo sorunu yaşanması için yine riskli dönemlerden biridir. Çoğu anne gebelik kilolarından kurtulur ancak emzirme sürecinde aldığı kilolarından kurtulamaz. Yürüttüğüm zayıflama programlarında yoğunlukla çalıştığım hasta grubu emziklilik sürecinde aldığı kiloları veremeyen annelerden oluşuyor.Emzirirken  harcanan kaloriden faydalanarak bu kiloları kolayca kaybedebiliyoruz. 

·         Bir diğer riskli grup ise yeni evlenmiş çiftler. “Evlilik Kilosu” olarak literatüre geçmiş bir tanım bile vardır.   Bütün gün farklı işlerde veya yerlerde olan çiftler akşam yemek sonrası en huzurlu oldukları yer olan evlerinde,  yemek sonrası atıştırmalıkların dozunu fazla kaçırıyor. Gazlı içecekler, çerezler,cipsler, mısırlar veya tatlı, çikolata gibi abur cuburlar ile 1 yıl içinde 10-15kg alan çiftleri görmek artık oldukça tanıdık olduğum bir tablo.

Çoğu evlenen çift evliliklerinin ilk 2 yılında kilo sorunu yaşarlar.

·         Kadınlar için diğer önemli olan dönem ise menapoza giriş esnasıdır. Genellikle 5 ila 10kg arasında kilo oynamasını gördüğümüz bu dönemde vücudun enerji harcaması azaldığı ve metabolizma hızlıca yavaşladığı için ani kilo artışlarını görürüz. Menapoza giren veya girmek üzere olan bayanlara önerim ise günlük hareketlerini biraz artırmaları ve örnek bir beslenme planı almaları için bir diyetisyenden destek almalarıdır. Bu süreç daha kontrollü geçirilmesi gereken önemli bir dönemdir. 

·         Erkek veya kadın fark etmeden iş değişikliği, emeklilik, şehir değişikliği veya ev değişikliği gibi durumlarda da kilo sorunları yaşanabiliyor. Dolayısı ile kilonun yukarı çıktığı fark edildiği anda, vakit kaybetmeden bir beslenme uzmanından destek alınmalıdır. 5 kilonun verilmesi ile birikmiş 20 kilonun verilmesi kişiye aynı psikolojik baskıyı yapmaz. Kilo sorunu ne kadar az ise vücuda yapılan olumsuz etki de o kadar az olur.

22 Haziran 2015 Pazartesi

RAMAZAN YAZI DİZİSİ 3: İFTARDAN SONRA TATLI İSTEĞİ




Gün içinde uzun bir süreyi susuz ve aç geçirmek şeker dengemizi ve açlık tokluk kontrolümüzü etkiliyor. İftarı daha sağlıklı geçirebilmek, iştahımızı kontrol atında tutabilmek için eski yazılarda da anlattığım gibi ufak molalar vererek yemek yenmelidir. Orucunuzu çorba, su, salata, ayran ile açtıktan sonra 15 dakika kadar mola verilmelidir. Ardından sofraya tekrar geri gelip oldukça sakin bir şekilde ana yemeği yemeğe başlamalıyız. İftarımızı yaptıktıktan sonra canımız genellikle tatlı ister.  Bunun sebebi kan şekerinin normal seviyeye ulaşabilmesi için, hücrelerinizin şeker dolgunluğuna erişebilmesi için gerekeli vakit geçmeyişidir. Tavsiyem iftar yemeğinin ardından  1 saat hiç birşey yemeden beklemektir. Bu bekleme esnasında, sıvı tüketilebilir. Su, maden suyu, çay, kahve içebilirsiniz. Meyve veya tatlı yemek için iftarın üzerinden en az 1 saat geçmelidir. 

YA MEYVE YA TATLI

O akşam meyve mi yoksa tatlı mı yemek istediğinize karar verin. Çünkü hem meyveyi hem de tatlıyı aynı anda yemeniz gereğinden fazla şekerden gelen kalori almanıza sebep olacaktır. Bu durum hem kilo almanız için bir risktir hem de şeker dengenizi bozabilir. Eğer o akşam tatlı yemek istiyorsanız 1 porsiyon kadar tatlıyı yiyebilirsiniz. Tatlılarınızın hafif, sütlü, meyveli, az şekerli olmasını tavsiye ederim.2-3 gece üst üste tatlı tüketmemeye özen gösterin. Tatlınızı yedikten sonra 1 saatlik bir fiziksel aktivite vücudunuza iyi gelecektir.
Sağlıklı bir ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle

18 Mayıs 2015 Pazartesi

ÇALIŞANLAR İÇİN ÇABUK YEMEK PİŞİRME TÜYOLARI




Çoğu çalışan insan sağlıklı beslenme kısmını es geçip direkt beslenme kısmına odaklanıyor. Bu durum zaman geçtikçe sağlığımızı bozuyor, kilo aldırıyor, iştahımızı etkiliyor. Alsında çalışsak da sağlıklı beslenebilmeli, ufak tefek ön hazırlıklar ile pratik yemekler hazırlayabilmeliyiz.
Yoğun bir günün ardından işten eve geldiniz ve yarım saat içinde bir şeyler hazırlayıp yemeniz lazım. Aklınıza ilk ne geliyor? MAKARNA mı? Bence yanlış tercih. Benim aklıma sebze türlüsü geldi mesela :)
1.       En kısa zamanda bir düdüklü tencere edinin. Mutfakta hayat kurtarıcı olan şey bence düdüklü tencere. 1 sebze yemeği, hatta en sertleri bile 15 dakikada nasıl lokum kıvamına gelecek göreceksiniz.
2.       Buzdolabınızın dondurucu kısmını aktif kullanın. Önceden haşlanmış baklagiller, nohut, kurufasülye, barbunya, bezelye mutlaka olsun. Yazdan buzdolabı poşetinin içinde dondurucuya dilimlenmiş domates ve biber koyabilirsiniz. Sabah işe gitmeden önce domates ve biberden 1 poşet dolabın altına indirin. Akşam eve gelince size sadece bunları tencerede  karıştırmak kalsın.
3.       Dondurucuyu kullanmaktan bahsetmişken porsiyonlamayı anlatayım.  Örneğin köfte yoğurdunuz veya hazır köfte aldınız. Evde kaç kişi iseniz buzdolabı poşetlerine yiyeceğiniz kadarını porsiyonlayın. Örneğin 4 siz  5 eşiniz yiyecekse 9 köfte bir poşette. Sabah işe gitmeden köfte poşetini dolabın +4’lük yerine koyun. Eve gelince köfteyi pişirmek 10 dakikanızı alacaktır.
4.       Sebzelerden sizi en uğraştırmayacak olanlarını seçin. Örneğin yıkanmış ıspanak alabilirsiniz. Pişirmeden önce tek yapmanız gereken 1 su dolu kaba ıspanakları sokup çıkarmak olacak. Toplam pişme süresi 15 dakikanızı alacaktır.
5.       Yaz aylarında cacık veya soğuk ayran aşı gibi yoğurtlu ek yemekler oldukça seviliyor. Eğer bir gece önceden 1 avuç buğday haşlarsanız ertesi gün bunu yoğurtlamak 5 dakikanızı alacaktır. Cacık için  2 adet salatalık rendelemek sanırım 1 dakika.
6.       Haftada 1 defa mutlaka balık pişirin. Balıklar sıkı dokuya sahip kaslara sahip olmadığından çok kısa sürede pişerler. 15-20 dakika gibi. Hafta sonu alışverişinizde mutlaka 1 parça balık alın. Artık hangisini seviyorsanız. Örneğin çipura.  Fırın tepsisine yağlı fırın kağıdı serip üzerine balıkları yerleştirip fırına sürmek 5 dakikanızı alır. Fırını 5 dakika önce ısıtırsanız, yani sıcak fırına balıklarınızı sürerseniz  daha çabuk pişeceklerdir. 15-20dakika içinde enfes bir ızgara balık yemeğiniz olacaktır. Balık tepsisinin yanına 2-3 adet kırmızı biber koyun. Közlenmiş biberi sevmeyen yoktur sanırım. Balıkla ne gider? Tabi ki roka ve domates. Rokaları yıkayıp  1’er avuç tabaklara koymak ve domatesi kesmek sanırım 5-10 dakikanızı alır. 10 dakika da dinlenin bari. Yarım saat içinde sağlıklı mı sağlıklı bir sofra kurmuş olacaksınız.
Sizce bunlar 1 tencere makarna haşlayıp, sonra onu süzüp, yağlayıp soslamaktan daha mı zor? Bence kesinlikle zor değil.