1 Ekim 2013 Salı

TIRNAK KIRILMALARINA ÇÖZÜM





Diyet yapan çoğu kişinin problemi diyetin ilerleyen aylarında tırnakların yumuşaması, kırılması veya katman katman ayrılmasıdır.  Kullanılan oje benzeri kalitesiz ürünlerden de kaynaklanabildiği gibi tırnak problemlerinin çoğunun sebebi yetersiz mineral ve vitamin alımıdır. Hem diyet esnasında hem de normal hayatta daha kuvvetli tırnaklara sahip olmak istiyorsanız dikkat edeceğiniz birkaç nokta vardır.
Tırnaklarınıza dışarıdan bakınız. Koruyucular ve kaliteli besleyici bakım ürünlerini tırnaklarınıza uygulayabilirsiniz.
Çoğu zaman tırnaklara sadece dışarıdan bakmak yetersiz gelebilir.  Bu gibi durumlarda besin desteklerinden, özel geliştirilmiş karışımlı tırnak bakım destek ürünlerinden faydalanabilirsiniz.  Kullanacağınız tırnak sağlığı için olan ürünün bileşiminde şunlar mutlaka bulunmalı;
·         BİOTİN: Tırnak sağlığı için mutlaka kullanılması gereken bir B grubu vitaminidir. Uzun süre diyet yapanlarda genelde eksikliği görülür. Diyete bağlı tırnak kırılmalarında genellikle sorumlu biotin eksikliğidir.
·         ÇİNKO:   midesi sağlam olan ve makul miktarda et ürünleri tüketen çoğu kişide çinko eksikliği görülmez. Ancak uygun olmayan diyetlerin uzun süre kullanılması, tek tip beslenme, hayvansal kaynaklı besinleri tüketmemekten veya midede gastrit, ülser gibi rahatsızlıkların olmasından dolayı da çinko eksiklikleri görülebilir. Kan tahlillerinde çinko değerleri ölçtürülebilir. Eksik görülen durumlarda destek olarak alınabilir.
·         DEMİR: demir eksikliği ve kansızlık tırnak sağlığında ciddi sıkıntılara yol açabiliyor. Tırnakların kırılması, yumuşaması, üzerinde ince şerit çizgilerin oluşması ve tırnakların uzunlamasına yol yol kırılmasına neden olabilir. Demir minerali de çinko gibi kan tahlillerinde rahatlıkla test edilebilir. Eksikliği durumunda mutlaka tedavisinin olunması gerekir. Ayrıca Türkiye’de kadınlarının yarısının kansız olduğunuz biliyoruz. Dolayısı ile tırnak sağlığı için dönem dönem demir minerali kullanılmasını öneriyorum.


20 Eylül 2013 Cuma

KETEN TOHUMU UNUNU DUYDUNUZ MU?







Keten tohumu diyet yapan çoğu kişinin bildiği bir tahıldır.  Bağırsak çalıştırıp, ödem söktürücü özelliği olduğu için biz diyetisyenlerin de önerdiği bir besindir. Genelde tohum olarak kullanılır. Yoğurt içine veya salata üzerine serpilerek kullanılır.  Benim ise bu yazıda bahsetmek istediğim bu tohumun un şekline getirilmiş olanıdır. 


Keten tohumları unun kullanıldığı yerlerde kullanılsın diye artık un haline getiriliyor. Bunu marketlerde ve aktarlarda bulmak ise son derece kolay.
NERELERDE KULLANILABİLİR?
1.       Sabah yaptığınız omletin içine 1 kaşık koyup karıştırabilirsiniz.
2.       Cornfleks karışımı hazırlarken 2 kaşık corn fleks+2 kaşık yulaf ezmesi +2 kaşık keten tokumu unu katabilirsiniz.
3.       Çorbalarınız koyulaştırmak için un yerine kullanabilirsiniz.
4.       Et yemeklerinizin üzerine yaptığınız beşamel sosunu yaparken kullanabilirsiniz.
5.       Misafirlerinize kek yaparken 2 bardak buğday unu yerine 1 su bardağı buğday unu + 1 su bardağı keten tohumu unu kullanabilirsiniz.  
6.       Muhallebi veya puding yaparken rengi değişir endişeniz olmaz ise keten tohumu ununu kullanabilirsiniz.
Bunlar gibi daha bir çok yerde yemeklerinizin tadını bozmadan keten tohumu ununu kullanabilirsiniz.

25 Temmuz 2013 Perşembe

BEBEKLERİN AY AY GELİŞİMLERİ





 Anne babalar bebeklerinin beslenmesine dikkat ettikleri kadar büyüme gelişme süreçlerinde çevresinde olan bitenlere karşı verdikleri tepkileri de takip etmeliler. Bebeklerin motor gelişimleri ve duyusal gelişimleri de en az beslenme düzenleri kadar önemlidir.  Bu konuda ntvmsnbc 'nin yaptığı bir haber dikkatimi çekti ve bunu bloğuma taşıma ihtiyacı duydum. Anne ve babalara önemli bir dipnot olsun. İşte haberin devamı;



1.Ay1.aylarında göz teması kurar, yardıma ihtiyaç duyduğunda ağlarlar. Aynı zamanda, ebeveynlerinin tepkilerine gülümseyerek ve sesler çıkararak cevap verirler.

2.Ay
2.aylarında, sosyalleşip etraflarına gülücükler atmaya başlayan bebekler, çevresindeki insanların yüzlerini incelerler.
Objeler yerine insanlarla oynamaktan hoşlanır ve oyun bittiğinde ağlayarak tepki verirler.
Çıkardığı seslerle etrafındakilere cevap verirler ve  kızgınlıklarını ilk kez 2.ayda belli etmeye başlarlar.
3.AyGülümsediğinizde size ellerini ve ayaklarıyla tepki vererek gülümser. Bazı hareketleri ve yüz ifadeleri taklit edebilir.
4.Ay4. ayda bebeklerin ilgisini çocuklar çekmeye başlar ve televizyon ya da diğer insanların yerine çocuklarla ilgilenirler. Gıdıklandıklarında gülümserler ve oyunları bozulduğunda ağlarlar.
5. AyKendilerine güvenmeye başlayan bebekler, ailesi ile yabancıları ayırt edebilir ve yemek sırasında oyun oynamaktan hoşlanırlar.
6. AyHuyları açık bir şekilde gözlenebilen bebeklerin aktif, nazik, uysal olup olmadığını 6. Ayda anlayabilirsiniz. Kendi adını tanıyan bebekler, mutluyken gülümser ve mutsuzken ağlarlar.
7.Ay“Hayır’ın” anlamını artık anlayan bebekler, sosyal etkileşimden hoşlanmaya başlarlar. Sinirlerini daha güçlü ifade eder ve yetişkinlerin seslerini taklit etmeye çalışırlar.
8.AyTanıdıkları ile tanımadıklarını ayırmaya başlayan 8 aylık bebekler, yabancılara karşı sinirli ya da utangaç olabilirler. Oyuncağa ulaşamama gibi istediklerinin yapılmadığı durumlarda hayalkırıklığına uğrayıp ağlamaya başlarlar.
9. Ayİnsanların el hareketlerini  taklit etmeye başlarlar. Aynada kendilerine gülümseyen ve öpen 9 aylık bebekler ebeveynlerinin yanında oynamaktan hoşlanırlar. Bu dönemde başka bir çocuğun varlığı onları hassaslaştırır.
10.AyBu ayda bebekler, kendilerine güvenmeye ve ayrılıktan korkmaya başlarlar. Alkışla cevap verip kendini ifade etmeye başlar. Yüksekliğin farkına varmaya başlayan bebekler, üzgün, mutsuz ve kızgın olabilirler.
11.AyAilelerinden onay almayı bekleyen bebekler, annelerine pek yardımcı olmazlar.
12. AyÖfkeli olduklarında bağırarak kendilerini ifade etmeye çalışırlar. Yardımcı olmak ile olmamak arasında kararsız olan 12 aylık bebeklerin espiri anlayışı oluşmaya başlar. 



haberi ntv sitesinden okumak isteyenler için ;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25371708/

17 Temmuz 2013 Çarşamba

REGLİ GECİKTİRİCİ İLAÇLAR ÖDEM YAPIYOR







Yaz aylarında tatil planları bozulmasın diye sık sık başvurduğumuz yöntemlerden biri regli geciktirici ilaçlar. Rahim iç tabakasını kalınlaştırarak kanamayı engelleyen bu ilaçların en belirgin yan etkisi ise ödem. Tatil boyunca maalesef  eller, ayaklar, göğüsler şiş oluyor.  Bu ödemi tamamen ortadan kaldırmak maalesef mümkün değil. Ancak bazı besinsel müdahaleler ile şişlikleri azaltmak mümkün. İşte öneriler;

·         Ödem söktüren çaylar
Diyetlerde en sık kullandığım ödem söktürücü çay ısırgan çayı. Gün içinde 1 fincan ısırgan çayı içmek işimizi kolaylaştıracaktır. Çoğu eczanede veya paketli çay satan marklar arasında ısırgan çayını bulmak mümkün. Isırgan çayına muadil olan ve ödem söktüren diğer çaylar ise şöyle: dogadan 7 otlu çay ve doga phyto slim

·         Ödem söktüren salata malzemeleri
Çoğumuzun bildiği gibi yeşil yaprağı bol olan sebzeler, otlar idrar çıkışlarını artırdıkları için su attırıcı olarak bilinirler. Bunların arasında en popüler olanı maydanoz. Ayrıca dereotu ve roka da yine aynı şekilde  tatil döneminde salatlarınızda bolca bulunsun.

Ayrıca tatil boyunca tuzu az olan besinler ile beslenmek, özellikle potasyumu yüksek meyveleri(ananas, muz, armut, elma) bolca tüketmek de ödem sıkıntımızı azaltacaktır.
Suyu kararınca içmek gerek. Gereğinden fazla tüketilen su şişliklerinizi artıracaktır. 1,5-2 litre arası su tüketimi yeterlidir.
Keyifli tatiller dilerim   

15 Temmuz 2013 Pazartesi

DUŞTAN SONRA MADEN SUYU İÇİN







Yaz aylarında her fırsatını bulduğumuzda duş alıyoruz. Eğer biraz sıcak suda yıkanmayı sevenlerdenseniz dikkat!  Hem sıcağın etkisi hem de banyonun buharı ile vücudumuzda sıvı ve mineral kayıpları oluşuyor. Eğer duş sonrası bu sıvıyı idame etmez isek baş ağrısı, yorgunluk, uyku hali gibi olumsuz belirtiler görülebiliyor. 


Özellikle ramazanda gün içinde sıcak su ile duş almak vücudumuzda ciddi sıvı kaybı yaratabilir. Dolayısı ile ramazan ayında sahurdan önce veya iftardan sonra duşa girmek daha sağlıklı olacaktır.


Her duş sonrası 1 büyük bardak su ile beraber 1 adet meyve yiyebileceğimiz gibi, 1 adet sade maden suyu içmek de hem mineral hem de sıvı dengemizi koruyacaktır.