zayıflık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zayıflık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2014 Pazartesi

KİLO ALDIRAN SÜTLÜ KARIŞIM!


Kilo almak isteyen danışanlarımın hemen hemen hepsine geceleri tüketmeleri için özel bir karışım hazırlatıyorum. Bu karışım şu şekilde;

1 adet muz
1 avuç rondoda iyice çekilmiş fındık veya ceviz tozu
1 su bardağı günlük pastörize süt
1 yemek kaşığı sıvıyağ veya krema
1 yemek kaşığı bal

Bu malzemeleri rondoya koyup, milkshake hazırlar gibi 1-2 dakika blenderize edin. Her gece 1 kupa için.

Kilo alamayanlar için kilo almak, kilolu olanların kilo vermesinden daha zordur. Kilo alma programını sürece yaymak ise doğrusu. Ayda 2 kg almak en sağlıklı olanıdır. 

24 Ekim 2013 Perşembe

MANKEN GİBİ OLMAK









Meslek hayatıma başladığımdan beri 52kg olup 50kg’a düşmek isteyenler veya 50kg olup 48 kg ‘a düşmek isteyenler kapımı o kadar çok çaldı ki. İsteklerini sorunca ise cevap hep aynı: Manken gibi olmak.  Aslında evet bu insanın kendisine özsaygısı ile ilgilidir. Ancak takıntılı olmak ile özsaygılı olmak arasında çok ince bir çizgi var. İyi görünmek, sağlıklı kalmak, manken gibi olmak isterken işi takıntı boyutuna taşıyanları da çok gördüm. Peki nedir sağlıklı olan? Manken gibi olmak sağlıklı mıdır?

Bir kere konuya başlamadan önce yaş gibi bir faktörün olduğunu ve yaşın kilo konusunda son derece önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. 18-20 yaşlarındaki bir genç kızın vücudunun kaldırabileceği kiloları 35-40 yaşındaki birisinin vücudunun kaldıramayacağını insanların biliyor ve anlıyor olması çok önemli. Bu işi takıntı haline getirip olunması gereken kilonun çok altında kalmak istemenin takıntı olduğu ise aşikardır. Ben de bir beslenme uzmanı ve diyetisyen olarak bıkmadan usanmadan bunu hastalarıma anlatmaya çalışıyorum. 

Her kişinin vücudu, doğası farklıdır. Kiminde 10 kg kemik bulunurken kiminde 15kg kemik bulunabiliyor. Kimisi kaslı bir yapıya sahipken kimisinin kas kütlesi çok az, yağ kütlesi ise fazla olabiliyor. Öncelikle vücudunuzun nasıl olduğunu saptamalısınız. Kaslı mı, ince yapılı mı, kalın kemikli mi, yağlı mı? Bu tespiti yapamıyorsanız bu konuda bir diyetisyene başvurabiliriniz.  
Ardından kan tahlillerinizi yaptırmalısınız. Özellikle şeker, son üç aylık şeker ortalaması,kolesterol, tansiyon, karaciğer yağları, vitamin değerleri ve kan durumunuzu tespit etmelisiniz. Bunlardan herhangi birinde aksilik var ise beslenme programınızı buna göre belirlemelisiniz.

Kilo vermek istediğinizde eğer kilonuz çok fazla değilse, sadece 4-5 kg ve altında kilo sorununuz var ise diyet yapmaktansa nasıl beslenmeniz gerektiğini öğrenip, biraz hareketlenmeye çalışmanız daha sağlıklı ve mantıklı olacaktır. Çünkü vücut 2-3 kg’lık kilo kayıplarını, (özellikle bu kilo 55kg’dan 52 kg’a veya uzun boylu biri için 60 kg’dan 58kg inmek gibi küçük bir hedef ise),  yağdan ziyade kasını kaybederek verme eğilimindedir. Özellikle dengesiz bir beslenme düzeniniz de varsa kas kaybı kaçınılmazdır. 

Belli bir rakamın altında kalma konusunda inat eden kişilerin ise yani manken gibi olmak arzusunda olanların ise mutlaka spor yaparak vücutlarını, kaslarını kuvvetlendirmeleri, ayrıca vitamin ve mineral suplemanları, omega-3 gibi bağışıklık sistemini kuvvetlendirici takviyeleri kullanmaları önerimdir.



20 Haziran 2012 Çarşamba

KİLO ALAMIYOR MUSUNUZ? ZAYIFLIK BAŞA DERT





Diyet programı ve diyetisyen deyince akla ilk gelen zayıflamak. Oysaki olduğu kiloda kendini sevmeyen, düşük kiloluluktan dolayı regli düzenleri bozulan, giydiği kıyafetleri kendine yakıştıramayan daha da önemlisi yağ kütlesinin azlığından dolayı bağışıklık sistemi zayıflamış o kadar çok kişi var ki. Peki bu kişiler neden kilo alamıyor? Kilo almak için  fastfood  yemek yemek, kızartılmış besinler tüketmek veya sürekli kola içmek ne kadar doğru? İşte madde madde cevapları: