20 Eylül 2013 Cuma

KETEN TOHUMU UNUNU DUYDUNUZ MU?







Keten tohumu diyet yapan çoğu kişinin bildiği bir tahıldır.  Bağırsak çalıştırıp, ödem söktürücü özelliği olduğu için biz diyetisyenlerin de önerdiği bir besindir. Genelde tohum olarak kullanılır. Yoğurt içine veya salata üzerine serpilerek kullanılır.  Benim ise bu yazıda bahsetmek istediğim bu tohumun un şekline getirilmiş olanıdır. 


Keten tohumları unun kullanıldığı yerlerde kullanılsın diye artık un haline getiriliyor. Bunu marketlerde ve aktarlarda bulmak ise son derece kolay.
NERELERDE KULLANILABİLİR?
1.       Sabah yaptığınız omletin içine 1 kaşık koyup karıştırabilirsiniz.
2.       Cornfleks karışımı hazırlarken 2 kaşık corn fleks+2 kaşık yulaf ezmesi +2 kaşık keten tokumu unu katabilirsiniz.
3.       Çorbalarınız koyulaştırmak için un yerine kullanabilirsiniz.
4.       Et yemeklerinizin üzerine yaptığınız beşamel sosunu yaparken kullanabilirsiniz.
5.       Misafirlerinize kek yaparken 2 bardak buğday unu yerine 1 su bardağı buğday unu + 1 su bardağı keten tohumu unu kullanabilirsiniz.  
6.       Muhallebi veya puding yaparken rengi değişir endişeniz olmaz ise keten tohumu ununu kullanabilirsiniz.
Bunlar gibi daha bir çok yerde yemeklerinizin tadını bozmadan keten tohumu ununu kullanabilirsiniz.

25 Temmuz 2013 Perşembe

BEBEKLERİN AY AY GELİŞİMLERİ





 Anne babalar bebeklerinin beslenmesine dikkat ettikleri kadar büyüme gelişme süreçlerinde çevresinde olan bitenlere karşı verdikleri tepkileri de takip etmeliler. Bebeklerin motor gelişimleri ve duyusal gelişimleri de en az beslenme düzenleri kadar önemlidir.  Bu konuda ntvmsnbc 'nin yaptığı bir haber dikkatimi çekti ve bunu bloğuma taşıma ihtiyacı duydum. Anne ve babalara önemli bir dipnot olsun. İşte haberin devamı;



1.Ay1.aylarında göz teması kurar, yardıma ihtiyaç duyduğunda ağlarlar. Aynı zamanda, ebeveynlerinin tepkilerine gülümseyerek ve sesler çıkararak cevap verirler.

2.Ay
2.aylarında, sosyalleşip etraflarına gülücükler atmaya başlayan bebekler, çevresindeki insanların yüzlerini incelerler.
Objeler yerine insanlarla oynamaktan hoşlanır ve oyun bittiğinde ağlayarak tepki verirler.
Çıkardığı seslerle etrafındakilere cevap verirler ve  kızgınlıklarını ilk kez 2.ayda belli etmeye başlarlar.
3.AyGülümsediğinizde size ellerini ve ayaklarıyla tepki vererek gülümser. Bazı hareketleri ve yüz ifadeleri taklit edebilir.
4.Ay4. ayda bebeklerin ilgisini çocuklar çekmeye başlar ve televizyon ya da diğer insanların yerine çocuklarla ilgilenirler. Gıdıklandıklarında gülümserler ve oyunları bozulduğunda ağlarlar.
5. AyKendilerine güvenmeye başlayan bebekler, ailesi ile yabancıları ayırt edebilir ve yemek sırasında oyun oynamaktan hoşlanırlar.
6. AyHuyları açık bir şekilde gözlenebilen bebeklerin aktif, nazik, uysal olup olmadığını 6. Ayda anlayabilirsiniz. Kendi adını tanıyan bebekler, mutluyken gülümser ve mutsuzken ağlarlar.
7.Ay“Hayır’ın” anlamını artık anlayan bebekler, sosyal etkileşimden hoşlanmaya başlarlar. Sinirlerini daha güçlü ifade eder ve yetişkinlerin seslerini taklit etmeye çalışırlar.
8.AyTanıdıkları ile tanımadıklarını ayırmaya başlayan 8 aylık bebekler, yabancılara karşı sinirli ya da utangaç olabilirler. Oyuncağa ulaşamama gibi istediklerinin yapılmadığı durumlarda hayalkırıklığına uğrayıp ağlamaya başlarlar.
9. Ayİnsanların el hareketlerini  taklit etmeye başlarlar. Aynada kendilerine gülümseyen ve öpen 9 aylık bebekler ebeveynlerinin yanında oynamaktan hoşlanırlar. Bu dönemde başka bir çocuğun varlığı onları hassaslaştırır.
10.AyBu ayda bebekler, kendilerine güvenmeye ve ayrılıktan korkmaya başlarlar. Alkışla cevap verip kendini ifade etmeye başlar. Yüksekliğin farkına varmaya başlayan bebekler, üzgün, mutsuz ve kızgın olabilirler.
11.AyAilelerinden onay almayı bekleyen bebekler, annelerine pek yardımcı olmazlar.
12. AyÖfkeli olduklarında bağırarak kendilerini ifade etmeye çalışırlar. Yardımcı olmak ile olmamak arasında kararsız olan 12 aylık bebeklerin espiri anlayışı oluşmaya başlar. 



haberi ntv sitesinden okumak isteyenler için ;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25371708/

17 Temmuz 2013 Çarşamba

REGLİ GECİKTİRİCİ İLAÇLAR ÖDEM YAPIYOR







Yaz aylarında tatil planları bozulmasın diye sık sık başvurduğumuz yöntemlerden biri regli geciktirici ilaçlar. Rahim iç tabakasını kalınlaştırarak kanamayı engelleyen bu ilaçların en belirgin yan etkisi ise ödem. Tatil boyunca maalesef  eller, ayaklar, göğüsler şiş oluyor.  Bu ödemi tamamen ortadan kaldırmak maalesef mümkün değil. Ancak bazı besinsel müdahaleler ile şişlikleri azaltmak mümkün. İşte öneriler;

·         Ödem söktüren çaylar
Diyetlerde en sık kullandığım ödem söktürücü çay ısırgan çayı. Gün içinde 1 fincan ısırgan çayı içmek işimizi kolaylaştıracaktır. Çoğu eczanede veya paketli çay satan marklar arasında ısırgan çayını bulmak mümkün. Isırgan çayına muadil olan ve ödem söktüren diğer çaylar ise şöyle: dogadan 7 otlu çay ve doga phyto slim

·         Ödem söktüren salata malzemeleri
Çoğumuzun bildiği gibi yeşil yaprağı bol olan sebzeler, otlar idrar çıkışlarını artırdıkları için su attırıcı olarak bilinirler. Bunların arasında en popüler olanı maydanoz. Ayrıca dereotu ve roka da yine aynı şekilde  tatil döneminde salatlarınızda bolca bulunsun.

Ayrıca tatil boyunca tuzu az olan besinler ile beslenmek, özellikle potasyumu yüksek meyveleri(ananas, muz, armut, elma) bolca tüketmek de ödem sıkıntımızı azaltacaktır.
Suyu kararınca içmek gerek. Gereğinden fazla tüketilen su şişliklerinizi artıracaktır. 1,5-2 litre arası su tüketimi yeterlidir.
Keyifli tatiller dilerim   

15 Temmuz 2013 Pazartesi

DUŞTAN SONRA MADEN SUYU İÇİN







Yaz aylarında her fırsatını bulduğumuzda duş alıyoruz. Eğer biraz sıcak suda yıkanmayı sevenlerdenseniz dikkat!  Hem sıcağın etkisi hem de banyonun buharı ile vücudumuzda sıvı ve mineral kayıpları oluşuyor. Eğer duş sonrası bu sıvıyı idame etmez isek baş ağrısı, yorgunluk, uyku hali gibi olumsuz belirtiler görülebiliyor. 


Özellikle ramazanda gün içinde sıcak su ile duş almak vücudumuzda ciddi sıvı kaybı yaratabilir. Dolayısı ile ramazan ayında sahurdan önce veya iftardan sonra duşa girmek daha sağlıklı olacaktır.


Her duş sonrası 1 büyük bardak su ile beraber 1 adet meyve yiyebileceğimiz gibi, 1 adet sade maden suyu içmek de hem mineral hem de sıvı dengemizi koruyacaktır.

13 Haziran 2013 Perşembe

MISIR GEVREĞİ YERİNE BUĞDAY GEVREĞİ TÜKETİN





Kahvaltılık tahıl gevrekleri hayatımızı kolaylaştıran alternatiflerin başında geliyor. Evden hızlıca çıkıp işe veya okula yetişmek için çoğu kişi kahvaltı alternatifi olarak bu gevrekleri kullanıyor. Veya benim de en çok öneride bulunduğum şekli olan ara öğün olarak tercih ediliyor. Market raflarına baktığınızda bu tür ürünlerin marka marka, çeşit çeşit olduğunu görebilirsiniz. Ancak kahvaltılık gevrek seçerken dikkat etmemiz gereken bazı hususlar var. 

Öncelikle besinin içeriğin ne olduğuna bakın. En çok mısır, pirinç veya buğday gevreği olarak göreceksiniz. Benim önerim buğday gevreğini almak. Mısır gevrekleri ile buğday gevrekleri arasında ciddi bir glisemik indeks*, glisemik yük** farkı var. Buğday gevreklerinin 1 porsiyonu mısır gevreklerinin neredeyse yarısı glisemik indeksine sahip. Yani kan şekerini daha dengeli bir şekilde tutuyor.

Ayrıca etiket kısmında porsiyonlarındaki lif yani posa miktarı ve şeker içeriklerine de bakmalısınız. En çok posayı ve en az şekeri içeren gevrek sizin için en sağlıklı olanıdır. Piyasa satılan nesfit, special-k, weetabix kahvaltılık gevrekleri buğday gevreklerine örnektir. 

Kahvaltılık gevrekleri kalorisiz sanıp bolca tüketenler maalesef çok. Dönem döenm benim danışanlarım arasından da “ Başak hanım nesfit kalorisiz sınırsızca yesem ne olur” diye soranlar çıkıyor. Halbuki gevrekler tahıl gurubu olduğu için diyet programlarında ekmek ile muadil yapılır. Yani günlük ekmek grubu haklarınızdan düşerek bu besinleri listelere yazarız. 

Örneğin;
½ kase süt +  1 su bardağı sade nesfit     =    2 dilim ekmek+1 dilimpeynir ile sandviç


*glisemik indeks: Karbonhidratlı bir besini yedikten sonra o besinin kan şekerini yükseltme hızına denir. Glisemik indeksi düşük besinler ile beslenmek hem tokluğumuzu artırır hem de kan şekerimizi daha kolay dengelettirir.
**glisemik yük: Belirli bir miktarda spesifik bir besinin oluşturduğu insülin ihtiyacı ve glisemik yanıtı belirtir. Glisemik indeksten farkı, tüketilen besinin porsiyonu başına kan şekerinin etkisini anlatmasıdır.