18 Eylül 2012 Salı

BEBEKLERİN BESLENMESİNİN YETERLİ OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLARIZ?





Çoğu annenin tedirgin olduğu ortak konu bebeklerinin yeterince beslenip beslenemediğidir? bebeklerin, özellikle de yenidoğanların aldıkları sütün yeterli olup olmadığını anlayabilmek için önemli bir kaç belirteç vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz;

BEBEĞİNİZ BESLENDİKTEN SONRA 2 SAAT UYUYORSA KARNI DOYMUŞ DEMEKTİR!  Bu jural son derece önemlidir. çünkü bir beslenme seansında bebek yeterince süt aldıysa deliksiz olarak 2 saat uyuyabilir. Eğer 2 saat uyanmadan uyuyan bir bebeğiniz varsa yeterince beslenen bir bebeğiniz var demektir. Ancak bu kural daha 1. ayını doldurmamış bebekler için geçerli değildir. Dünyaya alışmak üzere olan yenidoğmuş bebeğiniz yarım saatte bir veya saat başı sizi emmek isteyebilir. bu son derece doğal bir duırumdur. 1. ayını doldurmuş bebeklerin ise beslenme seansının ardından 2 saat uyuması beklenir.

BEBEĞİNİZ İSTENİLEN MİKTARDA KİLO ALIYORSA YETERİNCE BESLENİYOR DEMEKTİR!  Bebeğinizin beslenmesinin yeterli olup olmadığını anlatan en önemli belirteç bebeğinizin aylık olarak aldığı kilosudur. Yaşamın ilk 6 ayında aylık olarak minimum 600g olmak üzere 1000g' a kadar kilo alımı istenir. Haftalık olarak bebeğin kilosu takip edildiğinde ise haftada 150g - 200g arası kilo alımı istenir. Eğer bebeğiniz bu miktarlarda kilo kazanabiliyor ise yeterince besleniyor demektir. ilk 6 ayını dolduran bebeklerin kilo alımları da yavaşlar. 6. aydan sonra aylık kilo alımı 400g'a kadar düşebilir. Bu durum gayet normaldir. 1 yaşına kadar haftada 100g civarında kilo kazanılır.

6 Eylül 2012 Perşembe

ÇOCUĞUNUZ KİLOLU İSE BU ÖNERİLERE DİKKAT EDİN




Kilo sorunu yaşayan çocukların beslenmesinde bu önerilere dikkat edin;

·         Eğer evde bir beslenme düzeni yoksa ilk iş evde yemek düzenini oturtmaktır. Öğün saatleri ne kadar düzenli olursa, evde pişen yemekler ne kadar kontrollü olursa tedavi süreci de o kadar olumlu etkilenecektir.
·         Evde yağ içeriği fazla olan yüksek kalorili yemekleri pişirmeyin. (kızartma, börek, pasta gibi)
·         Pişirme yöntemlerinizi gözden geçirin. En sağlıklı pişirme yöntemleri tencere içinde sulu yemek olarak, haşlayarak veya fırında pişirme yöntemleridir.
·         Süt ve peyniri yarım yağlı tüketin.
·         Çocukları 3 saatte bir defa besleyin. İki ana yemek arasında 6 saatten daha fazla süre olmasın.
·         Yemek yemeğe çorba, cacık ve salata gibi mideyi dolduran ancak kalorisi düşük besinlerle başlayın.
·         Mutfak masasının üzerinde her zaman daha düşük kalorili ve doğal besinler bulunsun. Taze ve kuru meyveler, kuru yemişler, leblebi, beyaz nohut sağlıklı atıştırmalıklardır.
·         Acıkmış bir çocuk için en iyi ara öğün az yağlı peynir ile yapılmış yağsız bir tost ve yanına 1 bardak ayrandır. Bu iştahını kontrol altına almak için yardımcıdır.
·         Abur cubura karşı çok düşkün çocuklar için ise ev yapımı abur cuburlar daha uygundur. Az yağlı kek veya az şekerli kurabiyeler, 1 paket çikolatadan çok daha düşük kalorili olacaktır.
·         Mutlaka her gün hareket edilmelidir. Çocuğun enerjisini attırmak için hareketli oynanan oyunlar, bisiklet sürme, ip atlama, top oynama, yüzme en iyi sporlardandır.
·         Ayrıca çocukların iyi birer taklitçi olduğunu unutmayın. Sizin ev içindeki davranışlarınız, yemeklere karşı tutumunuz çocuğunuzun beslenme davranışlarını etkileyecektir.  Çocuğunuza doğru beslenmeyi sizin öğreteceğinizi unutmayın.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

BU ÇAYLARI GEBELERİN İÇMESİ YASAK





Gebelikte rahmi kasma etkileri olmasından dolayı bazı bitki çaylarının içilmesi yasaklanır. Özellikle içilmemesi gereken çayları şöyle sıralayabiliriz;
·         Adaçayı
·         Sinemaki içeren form çaylar
·         Keten tohumu
·         Ahududu çayı
      Aleo vera
      Ginseng
      Yasemin
      Rezene
      Kimyon
      Lavanta     

Bunların dışında kalan diğer bitki çayları günde 2 fincanı aşmayacak şekilde içilebilir. Özellikle ıhlamur ve papatya çayı sindirim sistemini de rahatlattığından dolayı içilebilir.
Eğer demir yetersizliği yaşanmıyorsa yeşil ve siyah çay da günde 5-6 çay bardağı açık ve limonlu olacak şekilde içilebilir.

23 Ağustos 2012 Perşembe

DİYABETLİYSENİZ NASIL BESLENMELİSİNİZ?





Kan şekerini yavaş yükselten besinler seçilmeli;
·         Tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği tüketilmeli
·         Pirinç yerine bulgur kullanılmalı
·         Meyve suyu yerine meyvenin kendisi tercih edilmeli
·         Meyveler kabukları ile yenilmeli
·         Hergün mutlaka 1 tabak sebze yemeği ve salata yenilmeli
·         Esmer makarna tercih edilmeli
·         Unlar yarı yarıya tam buğday unu ile karıştırılmalı.
·         Etlerin yağlı kısımları ve tavuğun derisi yenilmemeli
·         Haftada 1 gün kırmızı et, 2 gün tavuk ve 2-3 gün balık eti tercih edilmeli
·         Kurubaklagillerin yemeği veya çorbası haftada 1 defa mutlaka tüketilmeli.
·         Her öğün mutlaka 1 çay bardağına kadar yoğurt tüketilmeli. Süt ve süt ürünleri az yağlı tercih edilmeli.
·         Günde 3-4 defa küçük ara öğünler yapılmalı. Ara öğünlerde süt-meyve  / yoğurt-ekmek / sütlü kahve-bisküvi gibi alternatifler tercih edilebilir.
·         Tuz tüketimi sınırlandırılmalı. 1 günde toplamda 1 tatlı kaşığından daha fazla tuz tüketilmemeli.
·         Şeker içeren besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalı.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

HAMİLELİKTE BU BESLENME ÖNERİLERİNE DİKKAT!




Gebe kaldığını öğrendiği andan itibaren anne adayının beslenme düzeninde dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz;
Ø  Sindirim sistemi ile ilgili sıkıntıların sık yaşanmasından dolayı anne adayı hiçbir öğünde midesini tıka basa doldurmamalıdır. Her zaman sofradan yarı doymuş kalkmalıdır.
Ø  Mide bulantısı yaşanan dönemlerde sıvı besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Çorba, meyve suyu, ayran, süt, sulu yemekler  yerine daha susuz yemekler yemeli, etleri ızgara olarak tercih etmelidir. Hafif tuzlu peynirler ve ekmek mide bulantısını en kolay geçirebilen besinlerdir.
Ø  Daha sık aralıklarda yarımşar porsiyon yemekler, meyveler yenilmelidir.
Ø  Beslenmede özellikle kırmızı ete yer verilmelidir.
Ø  Kırmızı et tüketilen öğünlerde ayran veya yoğurt yenilmemeli, kırmızı etteki demirden maksimum faydayı sağlayabilmek için yanında bol limonlu salata tüketilmelidir.
Ø  Şeker içeriği olan besinlerin gebelik sürecinde ne anne adayına ne de bebeğe bir faydası yoktur. Şekerli besinler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Bu, hem gebelik şekerinin çıkmaması için hem de gereğinden fazla kilonun alınmaması için önemlidir.
Ø  Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında hijyeninde sıkıntı olabilecek besinler tüketilmemelidir. Tüketiminden uzak durulması gereken bu riskli besinler şöyledir;
o   İyi pişmemiş etler
o   Çiğ yumurta
o   Çiğ süt
o   Dışarıda tüketilen ve iyi yıkanmamış malzemeler ile yapılmış salatalar.
o   Sakatatlar
o   Nemli ortamda uzunca sürece beklemiş baharatlar(kırmızı pul biber, karabiber, kuru nane, kimyon, kekik vb…)
Ø  Özellikle gebeliğin ilerleyen aylarında yeterince su ve diğer sıvı gıdaların tüketimi artırılmalıdır. Günde 2,5 litre sıvıya çıkılması gerekir. Bebeğin içinde durduğu amniyon sıvısının azalmaması için önemlidir.
Ø  Tuz içeriği çok yüksek olan besinler gebelikte ödem ve tansiyon problemi yaratmaması için sınırlandırılmalıdır. Tuz içeriği yüksek olan besinleri şöyle sıralayabiliriz;
o   turşu,
o   salamura besinler,
o   çok tuzlu zeytin ve peynirler,
o   soya sosu
o   maden suları
o   kola
Ø  Şeker içeriği çok yüksek olan besinlerden fazla miktarda tüketmek gebelik şekeri açısından risk teşkil eder. Özellikle hamurlu ve şerbetli tatlılardan mümkün olduğunca uzak durmak, tüketilecekse bile yarım porsiyon tüketilmesi önemlidir. Eğer şekerli gıdaların tüketilmesi isteniyorsa tercihin içinde sütün bulunduğu tatlılardan yana yapılması gerekir.