30 Eylül 2014 Salı

DİYETTEYSENİZ BUNLARA DİKKAT EDİN!




·         SAAT BAŞI 1 BARDAK SU İÇİN
Bu metabolizmamızın çalışabilmesi için son derece önemli. Bayanlar 2 litre erkekler ise 3 litreye yakın su içmelidir.
·         SİRKELİ VEYA LİMONLU SU YERİNE SADECE SU İÇİN! Sirkeli veya limonlu sular mide asiditenizi artırmaktan başka bir işe yaramazlar. İçeceğiniz sadece içine bir şey eklenmemiş su olsun.
·         İŞTAHINIZI KONTROL EDEBİLMEK İÇİN ARA ÖĞÜN YAPIN.
·         ÖĞÜNLERİNİZİ HER GÜN AYNI SAAT OLACAK ŞEKİLDE DÜZENLİ TÜKETİN
Böylece hem biyolojik saatiniz düzgün çalışacak, iştahınız kontrol altına alınacak hem de sağlıklı bir şekilde zayıflayabileceksiniz.
·         HERGÜN TARTILMAYIN.
Her gün tartılmak sadece vücudunuzdaki stres hormonlarını artırır. Bu durumda gereğinden fazla su tutarsınız. Yani her gün tartılmak sizi zayıflatmaz. Aksine en büyük moral bozucu olarak diyet motivasyonunuzu azaltır.
·         KAÇAMAKLARINIZI KAYDEDİN VE BUNLARI DİYETİSYENİNİZLE PAYLAŞIN
Bu paylaşım diyet sürecinizin daha olumlu seyretmesi için son derece önemli. Böylece kaç kalorilik beslenme planınızın olduğu diyetisyeniniz tarafından tahmin edilebilecektir.
·         DİYET PROGRAMINIZ İÇİNDE SİZE BAŞLANAN VİTAMİN VE MİNERAL SUPLEMANLARINI UZMANINIZIN TAVSİYESİ DOĞRULTUSUNDA KULLANIN.
Böylece diyet süreci içinde halsizlik, yorgunluk, saç dökülmesi, tırnak kırılması, uyku hali gibi sorunlar yaşamamış olacaksınız.
·         DİYET YEMEK OLARAK LEZZETSİZ YEMEKLER YEMEYİN. Emin olun hem diyet hem de lezzeti oldukça güzel olan yemekler hazırlayabilirsiniz. Bunun için uzmanınızdan tarifler isteyin. Damak tadınıza uygun yemeklerin yenilmesi diyet sürecinizin daha uzun soluklu olmasını sağlayacaktır.
·         ÖZLEDİĞİNİZ BESİNLERİ TÜKETEBİLMEK İÇİN DİYETİSYENİNİZDEN İZİN İSTEYİN.
Özellikle uzun soluklu diyet programlarında motive edici kaçamaklar biz diyetisyenler tarafından diyet yapan danışanlarımıza sunulur. Ancak bu kaçamakları uzmanınızın izni ile tüketmeniz zayıflama sürecinin olumsuz etkilenmesini önler. Her besinin diyet listense sokulabileceğini görmek sizi motive edecektir.
·         AÇLIK ÇEKERSENİZ SEBZELERİNİZİ ARTIRIN. MEYVELERİNİZİ ARTIRMAKTAN İSE KAÇININ. Unutmayın! Meyve şekeri sandığımız kadar masum değil. Sebzeler ise çok daha düşük kalorili ve çok daha kolay tolere edilebilen besinlerdir.
·         HERGÜN ŞEKERSİZ BİR KEYİF KAHVESİ İÇMEK DİYETİNİZİ BOZMAZ. Diyet yaparken keyfinizi kaçırmadan yapmak çok daha başarılı bir sonuç almanızı sağlayacaktır.


9 Eylül 2014 Salı

KİLO ALDIRAN HASTALIKLAR






Bazı insanlar kilolu olmanın kendi kaderleri olduğunu düşünür. “Su içsem yarıyor” , “ Zayıflamaya çalışırken kilo alıyorum” derler. Halbuki neden kilo aldıkları, metabolizmalarının neden yavaş çalıştığı tespit edilse yılların biriktirdiği kilolardan kurtulmak oldukça basit olacak. Size kilo aldıran sağlık sorunlarını sıralayacağım.  Bunların varlığı kan testleri ile tespit edilebiliyor. Hiçbirşey yapmadan oturup üzülmek yerine bir hekimi ziyaret edip şikayetinizi paylaşmanız belki de sorununuzdan kurtulmak için büyük bir adım olabilir.
·         Hipotoridi
·         Reaktif hipolisemi ( yemekten sonra ani şeker düşmesi)
·         Böbrek üstü bezinden aşırı kortizol salgılanması
·         PCOS (polikistik over sendromu, rahimde inci dizisi şeklinde kist olması)
·         Prolaktin yüksekliği ( süt hormonu yüksekliği)

Ayrıca kansız olmanız, kanınızda kalsiyum mineralinin eksik olması, dvitamininizin eksik olması veya çinkonuzun düşük olması da kilo vermenizi zorlaştıran diğer nedenlerdir.
Kısacası kilo veremiyorsanız mutlaka bir uzmandan destek alın. Diyetinizi diyetisyen kontrolünde yapın.
Formda günler dilerim….

3 Eylül 2014 Çarşamba

TATİL KİLOLARINI 1 HAFTADA VEREBİLİRSİNİZ






Tatil sezonundayız. 2-3 günlük ufak kaçak tatiller, bayram tatili, yıllık izin tatilleri üst üste gelip tatilde kilo alanlardansanız bu yazı sizin için. Tatil kilolarınızdan 1 hafta içinde kurtulabilirsiniz. Hem de fazla çaba harcamadan. Nasıl mı?
Tatil döneminde normal beslenme düzenimizin dışına çıkarız. Daha bol ve sık beslenme, yemek üzerine tatlı ve meyve tüketimi, yağlı ve kalorili besinler, dondurma ve şekerli içecekler kilomuzu sabit tutmamızı zorlaştırır. Tatilden döndüğümüzde 2-3 kg gibi bir fark oluşabilir. Alınan bu kiloyu hemen kaybetmeye çalışırsak çok daha az enerji sarf ederek kilomuzu verebiliriz. Unutmayın, kilo ne kadar uzun süre üzerimizde durur ise vermesi o kadar zorlaşır. Hızlı gelen kilo hızlı gider. Tatil dönüşü eski kilonuza geri dönmek için dikkat edebileceğiniz birkaç püf noktası paylaşalım;
·         Tatilden döndükten sonraki 1 hafta sıvı tüketiminizi artırın. Tuz tüketiminizi azaltın. Maden suyu, light kola gibi içecekleri tüketmeyin. Böylece tatil ve yolculuk ödeminiz gidecektir.
·         1 hafta biraz sebze ağırlıklı beslenin. Öğle ve akşam yemeklerinde kalorisi düşük yaprak sebzeleri tercih etmeye çalışın (semizotu, taze fasülye, kabak, mantar gibi)
·         Ara öğünlerinizde paketli ürün kullanmayın. Meyve ve süt ürünlerini tercih edin.
·         Günlük yarım saat bir saat arası yürüyüş yapmaya çalışın.
·          Sofranızda mutlaka yeşil salata olsun. Salatanıza 1 hafta süre ile yağ ilavesi yapmayın. Bolca limon ve sirke kullanabilirsiniz.
·         Günde 1-2 fincan yeşil veya beyaz çay tüketin.
·         Akşam yemeğinden sonra 1 hafta süre ile gece ara öğün yapmayın. Akşam yemeğini biraz erken yemeye çalışın.  Yemek saati en geç 20:00 olmalı.
·         Dondurma dahil paketli hiçbir ürün kullanmayın.
 1 hafta süre ile bu kurallara uyarsanız 1 haftanın sonunda tatilde aldığınız kilolarınızı vereceksinizdir.  Kilo sorununuz ve özel bir sağlık probleminiz varsa mutlaka bir diyetisyene danışınız.  Kendi kendinize ve yanlış  uyguladığınız diyet programları sağlığınızı daha da bozabilir.

22 Ağustos 2014 Cuma

KANSERDEN KORUYUCU ÖZEL MADDELER VE BULUNDUKLARI BESİNLER




Son yıllarda yapılan çalışmalar besinlerde doğal olarak var olan bazı maddelerin kanser hücreleri üzerindeki etkilerine yöneliktir. Bu maddeler besin öğesi değildir. Yani karbonhidrat, protein,yağ değildir. Bu maddeleri vücudumuza aldığımız zaman, vücudumuza giren kanser yapıcı maddelerin kanser yapma özelliklerini yok ettiklerini, hücrelerin kanser hücresine dönüşmelerini engelledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca var olan kanser hücrelerinin de üremesini baskıladıkları bilinmektedir. Bu maddeler fazla uzakta değil, günlük olarak tüketebileceğin besinlerin içindedir. Daha detaylı bilgi için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz.




Maddeler
Bulundukları besinler
Proteaz engelleyiciler
(bunlar pişirme ile kaybolmaz)
Soya fasülyesi, mercimek,kurufasülye,nohut,taze fasülye,bezelye
Oksitlenmeyi önleyiciler
Meyve,ceviz,fıstık,fındık gibi sert kabuklu çerezler
flavanoidler
Turunçgiller, karadut, kayısı, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, kırmızı ve kara üzüm
Özel koku ve tat veren maddeler
Lahana, karnabahar, ıspanak,pazı,turp,nane,keki,pancar,şalgam,hardal yaprağı
Kükürtlü maddeler
Sarımsak, soğan, pırasa





12 Ağustos 2014 Salı

SU İÇMEYİ UNUTMAYIN!






Masamın üzerinde her zaman bir sürahim bulunur. Ortalama günde 2 defa boşalıp doluyor. Bazen okadar yoğun oluyorum ki su içmeyi ben bile unutuyorum. Gözümün önünde sürahim olduğu için aklıma geliyor. Hemen içiyorum.

Sofraya otururken 2 su bardağı  + 1 sürahi su koymadan oturmam. Buna sabah kahvaltılarımız da dahildir. Allahtan bol su içen bir eşim var. Zaten ben unutsam o unutmaz. 

Gece baş ucuma 1 bardak su almadan asla yatağıma girmem. Gece yatmadan önce o suyu mutlaka biraz içerim veya sabah uyandığımda içerim. 

Bir restorana veya kafeye gittiğimizde hemen 1 şişe su sipariş veririm. yemek +su , çay+su, kahve+su hiç farketmez. O su masama gelmeli. 3 yudum da olsa içerim. 

Spor yaparken, yürüyüş bandımda veya dışarıya yürüyüşe çıktığımızda elimde 1 şişe suyum olur. Yudum yudum da olsa içerim. 

Duştan çıktıktan sonra ilk işim mutfağa gitmek ve 1 bardak su içmek olur. Duş esnasında kaybedilen suyun geri kazanılmasının ne kadar öenmli olduğunu eski postlarımda yazmıştım. Yazı için BURAYI TIKLAYABİLİRSİNİZ. 

Vücudumuzun yaklaşık yarısı sudan oluşuyor. Yani su gerçekten hayattır. Siz su içmedikçe vücudunuzun "susadın artık su iç" diyen mekanizması bozuluyor. Bu yüzden düzenli su içerek susama merkezinizi aktive etmelisiniz. Siz de size su içirtecek püf noktalar yakalayın ve bunları alışkanlık haline getirin. 
Bence bu yazının ardından bir büyük bardak su içilir. AFİYET OLSUN :)