27 Temmuz 2015 Pazartesi
20 Temmuz 2015 Pazartesi
ZAYIFLAMA UĞRUNA CANLAR GİDİYOR
Sabahları ofise gelip masama oturduğumda ilk işim haber sitelerine
şöyle bir göz atmak oluyor. Özellikle işimle ilgili olan haberleri okumaya
çalışıyorum. Neler olup bitiyor, hangi kitap çıkmış, hangi diyet türü hakkında
yazılar yazılmış, kim zayıflamış, nasıl zayıflamış... Ancak son birkaç aydır o kadar
can sıkıcı haberler okuyorum ki. Nasıl oluyor da bu güzel insanlar zayıflamak
uğruna hayatlarını riske atmaya cesaret ediyor inanamıyorum. Her işin bir yolu
yordamı yok mu? Diziniz ağrıdığında, grip nezle olduğunuzda, ateşiniz
çıktığında doktora gitmiyor musunuz? Peki kilo sorununuz olduğunda niçin bir
uzmandan destek almak yerine içinde ne olduğu belirsiz, merdiven altı üretilmiş
zayıflama ilaçlarından medet umuyorsunuz? Her köşe başında doktorlar, diyetisyenler,
spikerler, ünlüler bunların zararlı olduğunu söylerken neye güvenerek
kullanıyorsunuz. Vereceğiniz 5 kilo sağlığınızdan, hayatınızdan,
organlarınızdan daha mı kıymetli? Karar sizin…
22 Haziran 2015 Pazartesi
RAMAZAN YAZI DİZİSİ 3: İFTARDAN SONRA TATLI İSTEĞİ
Gün içinde uzun bir süreyi susuz ve aç geçirmek şeker
dengemizi ve açlık tokluk kontrolümüzü etkiliyor. İftarı daha sağlıklı geçirebilmek,
iştahımızı kontrol atında tutabilmek için eski yazılarda da anlattığım gibi
ufak molalar vererek yemek yenmelidir. Orucunuzu çorba, su, salata, ayran ile
açtıktan sonra 15 dakika kadar mola verilmelidir. Ardından sofraya tekrar geri
gelip oldukça sakin bir şekilde ana yemeği yemeğe başlamalıyız. İftarımızı yaptıktıktan
sonra canımız genellikle tatlı ister. Bunun
sebebi kan şekerinin normal seviyeye ulaşabilmesi için, hücrelerinizin şeker
dolgunluğuna erişebilmesi için gerekeli vakit geçmeyişidir. Tavsiyem iftar
yemeğinin ardından 1 saat hiç birşey
yemeden beklemektir. Bu bekleme esnasında, sıvı tüketilebilir. Su, maden suyu,
çay, kahve içebilirsiniz. Meyve veya tatlı yemek için iftarın üzerinden en az 1
saat geçmelidir.
YA MEYVE YA TATLI
O akşam meyve mi yoksa tatlı mı yemek istediğinize karar
verin. Çünkü hem meyveyi hem de tatlıyı aynı anda yemeniz gereğinden fazla
şekerden gelen kalori almanıza sebep olacaktır. Bu durum hem kilo almanız için
bir risktir hem de şeker dengenizi bozabilir. Eğer o akşam tatlı yemek
istiyorsanız 1 porsiyon kadar tatlıyı yiyebilirsiniz. Tatlılarınızın hafif,
sütlü, meyveli, az şekerli olmasını tavsiye ederim.2-3 gece üst üste tatlı
tüketmemeye özen gösterin. Tatlınızı yedikten sonra 1 saatlik bir fiziksel
aktivite vücudunuza iyi gelecektir.
Sağlıklı bir ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle
Etiketler:
başak kefeli,
bursa,
diyet,
diyetisyen,
nilüfer,
RAMAZAN,
sağlıklı,
tatlı
18 Haziran 2015 Perşembe
RAMAZAN YAZI DİZİSİ 2: SAHURDA NE YİYELİM?
Sahurda yenilmesi gereken besinlerin ortak özelliği
susatmamaları ve tok tutmalarıdır. Özellikle midemizde daha uzun süre durabilen
ama sindirim problemi yaratmayan, besin değeri yüksek, su içeriği yüksek olan
besinleri tercih etmeliyiz.
·
Sahurda kahvaltı yapmak aslında en güzelidir.
Erkekler için 2 yumurta ile yapılan omletler, kadınlar için ise 1 yumurtalı
menemen veya omletler en sevdiklerim. Yağlı bir peynir türü, zeytin, süt, tam
buğday ekmeği veya kepekli bir tost, badem , fındık gibi çerezler ve tabiî ki
olmazsa olmaz domates salatalıklar sahur için çok uygun.
·
Sahurda kahvaltı yapmak istemeyenler için ise az
kıymalı sebze yemekleri ve yanına bulgur
pilavı ile yoğurt mükemmel bir üçlüdür. Özellikle kilo sorunu yaşamayanlar için
sebzeli ve bulgur pilavlı bir sahur yemeği sağlıklı olacaktır.
·
Sahurda meyve tüketmek herkes için uygun
olmayabilir. Hızlı acıkan, şeker dengesizliği yaşayan biri iseniz sahurda meyve
yemenizi tavsiye etmiyorum.
·
Bazen sahurda vakit kaybetmek veya yemek yemek
istemeyebilirisiniz. Bunun için pratik ama sahur için son derece uygun
atıştırmalıklar vardır. 1 iri kupa ayran veya süt yanına 1 avuç dolusu leblebi,
1 avuç dolusu badem ve fındık +2 kepekli galeta veya 5-6 adet kuru kayısı ve 2
salatalığı ayak üstü yiyebilirsiniz. Sahur için uygun bir menüdür.
Sahursuz ramazan olmaz. Gece yiyerek yatmak veya hiç bir şey
yememek sağlıklı değildir. Oruç tutulacak süre son derece uzun olduğu için
mutlaka sahurunuza kalkmalısınız. Sağlıklı ve hayırlı ramazanlar dilerim.
16 Haziran 2015 Salı
RAMAZAN YAZI DİZİSİ 1: RAMAZANDA SOFRANIZDAN KEFİR EKSİK OLMASIN
Yaz ramazanları açlık süresinin uzunluğu, hava sıcaklığının
fazla olması sebebi ile daha dikkatli olunması gereken ramazanlardır. Son
yıllarda ramazan ayı yılın en sıcak günlerine denk geliyor. Dolayısı ile
özellikle sahur ve iftar da tercih etmemiz gereken besinleri daha dikkatli
seçmeliyiz.
Özellikle sahur soframızda, bizi uzun süre tok tutabilecek,
sıvı eksikliği yaratmayacak, terleme ile mineral dengemizi bozmayacak,
susatmayacak besinler yer almalıdır. Özellikle süt ürünleri ihmal
edilmemelidir. Yeterli protein içeriği, su içeriğinin yüksek olması, özellikle
mineralce zengin oluşu, kan şekerini dengeleyici özelliği sayesinde kefir sahur
sofralarının vazgeçilmezidir.
Sahur sofranızda mutlaka bulunması gereken besinleri şu
şekilde sıralayalım;
·
Kefir
·
Haşlanmış veya sebzeli yumurta
·
Tam buğday ekmeği veya bulgur
·
Yağlı tohumlar( çiğ halleri ile badem, fındık ve
ceviz)
·
Az tuzlu peynir
·
Yemek yemek isteyenler için kıymalı sebze
yemekleri
·
Çorba içmek isteyenler için tarhana, mercimek,
ezogelin veya yoğurtlu çorbalar
·
1 kase kadar salata veya sebze söğüş
·
Ve bol bol su
Oruçlu iken gün içinde serin ortamlarda durmak, fazla
bedenen aktif olmamak günü daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır. Hatta eğer
şansınız var ise gün ortasında 1 saat kadar uyumak enerji yoksunluğunuzu
azaltacaktır.
İftar sofrasında ise en önemli kural aceleci olmamaktır.
Sakin sakin yenilen yemekler ve hatta yemek arasında 10-15 dakikalık bir
molanın verilmesi sindirim sisteminize iyi gelecektir. Orucunuzu hafif bir
besin ile açtıktan sonra mutlaka 1 bardak kefir veya 1 kase yoğurt yemelisiniz.
Bu besinler gün içinde kaybettiğiniz mineralleri yerine koymakta çok
başarılılar. Ayrıca şeker kontrolü konusunda da oldukça iyiler.
İftar sofranızda olmasını tavsiye ettiğim besinler şu
şekildedir;
·
Mutlaka su. Vazgeçilmezimiz . Oda ısısında
olmalı fazla soğuk olmamalıdır.
·
Ilık bir çorba.Sıcak çorba boş olan midenizi
rahatsız edecektir.
·
Belki zeytin, hurma gibi iftariyelikler. Yağlı
besinler ve kızartmalar olmamalıdır.
·
Mutlaka etli veya tavuklu yani proteinli bir
yemek.
·
Şekerimizi dengelemesi için yoğurt veya 1 bardak
kefir.
·
Her akşam mutlaka salata.
·
Ve tabiî ki ramazan pidesi. Ramazan pidesinin
porsiyonunu el büyüklüğünde veya 2 iri kare parça gibi düşünebilirsiniz. Ancak
özellikle kilo sıkıntısı olan veya ramazanda kilo almak istemeyenler dikkat
etmeli. Sofranızda makarna, pilav, börek, patates gibi başka bir karbonhidrat
kaynağı varsa pidenizi yememelisiniz. Hem pide hem pilav fazla gelecektir.
Orucumuzu açtıktan sonra vücudumuza biraz fırsat tanımalı,
biraz dinlenmeliyiz. Özellikle yemeğin üzerine en az 1 saat hiçbir şey
yenilmemelidir. 1 saat sonra sinidirmi kolaylaştırmak ve gün içinde kaybolan
mineralleri yerine koyabilmek için 1 şişe doğal maden suyu içebilirsiniz. Yemekten yaklaşık 1,5-2 saat sonra açık çay
veya kahve içebilirsiniz. Kahvenizin üzerine 1 porsiyon meyve. Eğer tatlı yemek
istiyorsanız mümkün olduğunca hafif ve sütlü olanlarını tercih edin. Güllaç
ramazanda en sevdiğimiz hafif sütlü tatlıdır. Tatlı tercih ettiğiniz akşamlar
meyvenizi yemezseniz şeker yüklemesi yapmamış olursunuz.
Sağlıklı, keyifli, huzurlu bir ramazan geçirmeniz dileğiyle…
Etiketler:
başak kefeli,
beslenme,
bursa,
diyet,
diyetisyen,
RAMAZAN,
sağlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








