6 Ağustos 2015 Perşembe

FAZLA GAZ SORUNUNUZ VARSA




Gaz, doğal olarak bağırsak bakterilerimiz tarafından üretilen bir durumdur. Besinler ile aldığımız bazı maddeler, besinlerin bağırsakta kalış süresi, bağırsak florasındaki değişimler, kullanılan ilaçlar,stres, genetiğimiz gaz sorunu yaşamamızı etkileyen etmenlerdir. Ancak bu durum aşırıya kaçtığında günlük hayatımızı etkiler duruma geldiğinde sıkıntı oluşturmaktadır. Daha az gaz sıkıntısı yaşamak için almanız gereken bazı önlemler bulunuyor. Bunları şu şekilde sıralayabilirim;
·         İçinde gaz yapan öğeler içeren besinleri sınırlı tüketin. (karnabahar, brokoli, lahana, Brüksel lahanası, pırasa, çiğ soğan, sarımsak)
·         Süt içindeki laktoz sindirim sorunu yaratabileceği için gaz probleminizi artırabilir. Bir müddet süt tüketimini azaltmanız uygun olur. İçinde laktoz olmayan laktozsuz sütleri kullanmanız ise şikayetinizi azaltabilir.
·         Baklagillerin pişirilmesi esnasında ilk haşlama suyunun dökülmesi gaz yapan maddelerin azalmasına yardımcı olur. Hatta baklagillerin kabuklarında bulunana fruktooligosakkaritlerin atılması, yani kabuklarının soyulması da gaz sıkıntınızı azaltacaktır.
·         Çoğu hazır paketli diyet ürünün içinde bulunan şeker alkolleri bağırsakta gaz üretimini artırıcı etki yapar. maltitol, ksilitol, sorbitol gibi sonu –ol ile biten maddeler içeren paketli ürünlerden uzak durun.
·         Fazla tuz tüketimi su tutma özelliğinden dolayı gaz şikayetinizi artırır. Daha az tuzlu beslenmeye dikkat edin.
·         Potasyum içeriği yüksek muz,patates, kavun, ananas gibi sebze ve meyveler sodyum atılımını sağlayacağı için gaz sorununuza iyi gelebilir.
·         Bazı durumlarda aşırı posalı beslenme de gaz sorunu yaratabilir. Diyetinizdeki posa alımını yavaş yavaş çoğaldın.  Birden yükleme yapmaktan kaçının.


Kaynak:

30 Temmuz 2015 Perşembe

DONDURMA AŞKINA




 “en masum tatlı dondurmadır” diye yanlış bir bilgi dolaşıyor etrafta. Sınırsız yiyebilirsiniz, kalorisi yok, kilo yapmaz, şeker yükseltmez gibi inanışlar var. dondurma ile aranızı bozmak istemem ama bu durum maalesef böyle değil.
Eskiden dondurmalar gerçekten sahlepli, gerçek sütlü yapılırmış. Tabi ki tadına da doyum olmazmış. Şimdilerde piyasadaki dondurmaların çoğu hazır karışım tozların su ile çırpılması ile elde ediliyor. İçinde süt tozu, krema, fruktoz şurubu gibi aslında bizim pek de sevmediğimiz şeyler bulunuyor. Çikolata kaplama, renklendirici, boyar madde gibi katkılarla hem sağlıksızlaştırılıyor, hem de kalorisi yükseliyor.  Aslında dondurma niyetine yediğiniz şey marketlerde satılan bisküvi, gofretten pek farklı olmuyor. O zaman bu masum tatlının masumluğu da tabi ki gitmiş oluyor.
Benden size tavsiye güvenilir bir yerde yapılmış açık pastane dondurmalarını tüketmeniz. Dondurması ile meşhur olmuş, lezzetli, sahlepli, kıvamlı dondurma yapan, süt kullanan dondurmacıları keşfedin. Haftada 2-3 defa 1 porsiyon yani 2 top, ortalama 100g dondurma yemeye çalışın. Bir gün mola vererek yiyebilirsiniz. Evde yiyecekseniz dondurma kupunuzun boyutunu küçük tutun. Kocaman bir kasenin içinde 2 top dondurma sizi tatmin etmeyecektir. Unutmayın ilk önce göz doygunluğu gerekli. Ayrıca her dondurma yiyişinizde külah tüketmeyin. Dondurma külahı yerine kupta dondurma yemeniz, üzerine şekerleme, çikolata sosu döktürmemeniz yediğiniz tatlıyı daha masum hale getirecektir. 

Ortalama 100g dondurma 200-250 kalori arasında enerji içerir.
Örneğin ;
1 mini magnum 45-50gram arasında  140-150 kaloridir. Çeşidine göre kalorisi değişir.  
1 cornetto çikolata disk ortalama 300kaloridir.
1 porsiyon kazandibi(eker kutu) 200-250 kalori arasıdır.
2 küçük kare baklava 250 kaloridir.

Kısacası “dondurma masumdur, kalorisi yoktur, şekeri yükseltmez” gibi bir düşünceniz varsa yanılıyorsunuz. 1 paket  cornetto yemeniz 1 porsiyon baklava yemişsiniz gibi etki yapabilir. Peki dondurmadan vaz mı geçelim? Tabi ki hayır.Siz en iyisi dozunu, miktarını, sıklığını iyi ayarlayın. Sağlıklı seçimler yaparak vücudunuza iyi bakın, ağzınızın tadı kaçmasın. Keyifli bir yaz dönemi geçirmenizi dilerim.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

  ...mutfakta sağlıklı kokular... 

"Full time çalışıyorum ama bu mutfağa girmemek için bir bahane asla değil. Bence yemek yapmak bir terapi. At kendini mutfağa ve aklına ne geliyorsa pişir. Mis gibi kokular yükselsin ve işte mutluluk."

 /http://mutfaktasagliklikokular.blogspot.com.tr/

İşim gereği danışanlarımla sürekli yemekler üzerine konuşuyoruz.Hepsi olmasa da çoğu kişi bir diyetisyen olarak benim nasıl yemek pişirdiğimi, ne yediğimi, bu konuda dikkat edip etmedimi merak ediyor. Mesela acaba hiç kızartma yiyor muyum? Sürekli sebze ile mi besleniyorum? gibi soruları çok sık duyuyorum. Bende bu sorulara cevaben mutfağımı sizlere açmaya karar verdim. Oldukça amatör olarak başlıyorum. Bu konuda ise destekleri bekliyorum. Belki güzel bir sinerjik etki yaratıp daha lezzetli, daha sağlıklı, daha fit yemekler keşfederiz. Sayfanın linki yukarıda, ilgileneniyorsanız tıklamanız yeterli. 

20 Temmuz 2015 Pazartesi

ZAYIFLAMA UĞRUNA CANLAR GİDİYOR




Sabahları ofise gelip masama oturduğumda ilk işim haber sitelerine şöyle bir göz atmak oluyor. Özellikle işimle ilgili olan haberleri okumaya çalışıyorum. Neler olup bitiyor, hangi kitap çıkmış, hangi diyet türü hakkında yazılar yazılmış, kim zayıflamış, nasıl zayıflamış... Ancak son birkaç aydır o kadar can sıkıcı haberler okuyorum ki. Nasıl oluyor da bu güzel insanlar zayıflamak uğruna hayatlarını riske atmaya cesaret ediyor inanamıyorum. Her işin bir yolu yordamı yok mu? Diziniz ağrıdığında, grip nezle olduğunuzda, ateşiniz çıktığında doktora gitmiyor musunuz? Peki kilo sorununuz olduğunda niçin bir uzmandan destek almak yerine içinde ne olduğu belirsiz, merdiven altı üretilmiş zayıflama ilaçlarından medet umuyorsunuz? Her köşe başında doktorlar, diyetisyenler, spikerler, ünlüler bunların zararlı olduğunu söylerken neye güvenerek kullanıyorsunuz. Vereceğiniz 5 kilo sağlığınızdan, hayatınızdan, organlarınızdan daha mı kıymetli? Karar sizin…