düşük kalorili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşük kalorili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2017 Pazartesi

ŞEKERSİZ TATLILAR YAPMAYI DENEYİN




Şekerli tada karşı düşkünlüğümüz daha annemizin karnındayken başlar. Hamile anneler tatlı bir şeyler yediğinde karnındaki bebek daha fazla yutkunmaya, sıvıya geçen şeker tadını daha fazla almaya çalışır. Doğduğumuzda tatlıyı reddetmeyiz. Yavaş yavaş tatlıya karşı bağımlılığımız artar. Sonra bir bakmışız tatlısız yapamaz olmuşuz. Sofra şekeri vücudumuz tarafından ihtiyaç duyulmayan boş enerji kaynağı bir maddedir. Ona karşı duyulan istek tamamen alışkanlıktandır. Oldukça sağlıksızdır ve ne kadar az tüketilirse o kadar iyidir. Ama bazen maalesef ki şekeri hayatımızdan çıkarmak sanıldığı kadar kolay olmaz. Canımız aş erircesine şeker çeker. Bende böyle durumlarda tatlı krizimizi atlatacak masum alternatiflerin tüketilmesi taraftarıyım.
·         Şeker yerine kuru meyveler, tarçın, biraz bal veya pekmez kullanılabilir.
·         Un tercihinizi her daim tam buğday unu veya yulaf unu, yulaf kepeği, kepekli un gibi unlardan yana kullanmalısınız.
·         Tatlandırıcılardan destek alın. Özellikle doğal tatlandırıcı olan steviayı deneyebilirisiniz.
·     Kek yaparken hamurunda portakal suyu, şeftali suyu gibi tatlı meyve suları kullanmaya çalışın.
·         Hurma ve kuru kayısıyı ılık suda bekletip yumuşatın. Ardından rondodan geçirip hamurunuza ekleyin. Şeker tadını fazlası ile verecektir.
·         Kekinizi pişirdikten sonra üzerine sulandırılmış pekmezi dökerek kekinizin emmesini bekleyin. Bu sayede dışı ıslak keke benzer  şekersiz bir atıştırmalık elde etmiş olacaksınız.
Bu ve bunlara benzer alternatifler geliştirerek mutfağınızda uygulamaya çalışın. Bu sayede şekersiz ve daha sağlıklı bir hayata merhaba demiş olacaksınız. Çocuklarınızı ve sevdiklerinizi şeker gibi sağlıksız bir madde ile karşılaştırmayınız. Bu konu sağlam bir vücut ve sağlıklı bir gelecek için son derece önemlidir.
Dyt. Başak Kefeli

9 Eylül 2015 Çarşamba

NE YEDİĞİNİZ DEĞİL NE KADAR YEDİĞİNİZ ÖNEMLİ

Bir düşünün: sağlıklısınız, sapasağlam bir vücudunuz, mideniz, bağırsaklarınız var. İştahınız yerinde. Yılların vermiş olduğu bir yeme alışkanlığınız, sevdiğiniz ve sevmediğiniz besinler var.  Sadece kilonuzu korumak için veya daha sağlıklı olabilmek için sizce kendinize yasaklar koymak mı, yoksa sınırlar çizmek mi gerekli?

YASAK & SINIR

Bana göre aralarında dağlar kadar fark olan iki tanım. Örnekler vererek açıklayalım.

  • Kesinlikle ağzına 1 lokma dahi tatlı koymamak bir YASAKTIR!. Korkunç zor bir karardır. Yıldırır, bıktırır, depresif yapar, diyetten soğutur. Programların daha kısa sürmesine sebep olur. Açlık atakları yapar. Önüne geçilemeyen yeme istekleri doğurur. 
  • 1 top dondurma yiyip bırakabilmek ise SINIRDIR! Nefis köreltir, mutlu eder, iştah patlamaları yapmaz, diyetin daha uzun sürmesini sağlar, hiçbir zararı olmaz.
Diyet yapıyor veya sağlıklı beslenmek için çabalıyorsanız sınırlarınız olsun , yasaklarınız olmasın. Enerji değeri düşük besinleri yüksek hacimlerde tüketebilirsiniz ama enerji değeri yüksek besinleri sınırlandırın. Tüketin ama porsiyonunu az tutun. 1/2 dilim kek veya börek, 1/2 tabak makarna veya pilav, 1 adet patates,  küçük dilim karpuz, küçük kase çerez gibi sınırlarınız olsun. Sağlık durumunuz el veriyorsa her besinden faydalanmaya çalışın. Kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz. Benden söylemesi...

1 Kasım 2014 Cumartesi

MANTAR SEVENLER EL KALDIRSIN





Mantar hakkında etrafta çok şaibeli bilgiler dolaşıyor. Bu lezzetli besine sebze diyenler de var et diyenlerde.  Ben de bir mantar aşığı olarak konuyu aydınlatmak istedim.
Mantar ne sebzedir ne de et. Mantar “mantar grubunun” bir besinidir. Yani özeldir,farklıdır. Sebze kadar lifi vardır. Dolayısı ile kabızlık için birebirdir. Kalorisi inanılmaz düşüktür. Hem çiğ olarak hem de pişirerek rahatlıkla tüketebilirsiniz. 4-5 adet mantarda yalaşık 15 ünite D vitamini vardır. Tabi ki bu d vitaminini kullanımı vücudumuzda fazla yüksek değil ancak yine de destektir.
Mantarın kolesterolü yoktur. Sodyumu ve karbonhidratı çok düşüktür. Hem şeker hem de kalp hastaları son derece rahatlıkla tüketebilir. Ayrıca folik asit ve selenyum deposudur. Doğurganlık çağındaki kadınların tüketmesi önerimdir. Antitümoral, antiviral ve antibakteriyal özellikleri vardır, bağışıklığımızı kuvvetlendirir.
Aslında mantar hakkında Koreli bilim adamları oldukça yoğun çalışmalar yapıyor. Ve önerileri haftada 3 gün mantar tüketilmesi yönünde. Ülkemizde de mantar tüketimi azımsanacak kadar değil. Türk halkı mantar seviyor. Sadece ön yargılıyız. Bu kadar faydası olan bir besine karşı daha ılımlı bakmalıyız. Mantarı yemeklerinizde daha bol kullanabilirsiniz.


NOT: Mantarla ilgili tariflere ulaşmak için TIKLAYINIZ.  MANTARLI OMLET 

12 Kasım 2013 Salı

DÜŞÜK KALORİLİ YEŞİL ÇORBA





Malzemeler: 
3-4 dal ıspanak
3-4 dal maydanoz
1 adet yeşil soğan
2 baş brokoli
1-2 adet sarımsak
1 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı
1 yemek kaşığı bulgur
1 kaşık yoğurt
1 yemek kaşığı yulaf kepeği
Karabiber
Tuz

Yapılışı:
Maydanoz,ıspanak, yeşil soğan ve sarımsakları çok ince şekilde kıyın. Dilerseniz rondo da kullanabilirsiniz. 1 yemek kaşığı kadar yağ ile yulaf kepeği ve bu kıyılmış sebzeleri 3 dakika soteleyin. Yeşil sebzeler hafif pişme kıvamına gelince 2 bardak sıcak su ilave edin. Kaynayan suyun içine 1 yemek kaşığı kadar bulguru ve çok ince kıyılmış brokolileri ekleyin. Koyulaşana kadar pişirin. İçine 1 kaşık sıcak su ile sulandırılmış 1 kaşık yoğurdu ekleyin. Tuzunu ve baharatını ekleyerek tüketebilirsiniz.
Çorba 2 porsiyondur .