18 Eylül 2015 Cuma

MUTFAKTA SAĞLIKLI KOKULAR



Mutfakta sağlıklı kokuları hala ziyaret etmediniz mi?
Eğer sizde neyle neyi nasıl nekadar yiyeyim diye soruyorsanız aşağıdaki yazıyı tıklayın. 


MUTFAKTA SAĞLIKLI KOKULAR

9 Eylül 2015 Çarşamba

NE YEDİĞİNİZ DEĞİL NE KADAR YEDİĞİNİZ ÖNEMLİ

Bir düşünün: sağlıklısınız, sapasağlam bir vücudunuz, mideniz, bağırsaklarınız var. İştahınız yerinde. Yılların vermiş olduğu bir yeme alışkanlığınız, sevdiğiniz ve sevmediğiniz besinler var.  Sadece kilonuzu korumak için veya daha sağlıklı olabilmek için sizce kendinize yasaklar koymak mı, yoksa sınırlar çizmek mi gerekli?

YASAK & SINIR

Bana göre aralarında dağlar kadar fark olan iki tanım. Örnekler vererek açıklayalım.

  • Kesinlikle ağzına 1 lokma dahi tatlı koymamak bir YASAKTIR!. Korkunç zor bir karardır. Yıldırır, bıktırır, depresif yapar, diyetten soğutur. Programların daha kısa sürmesine sebep olur. Açlık atakları yapar. Önüne geçilemeyen yeme istekleri doğurur. 
  • 1 top dondurma yiyip bırakabilmek ise SINIRDIR! Nefis köreltir, mutlu eder, iştah patlamaları yapmaz, diyetin daha uzun sürmesini sağlar, hiçbir zararı olmaz.
Diyet yapıyor veya sağlıklı beslenmek için çabalıyorsanız sınırlarınız olsun , yasaklarınız olmasın. Enerji değeri düşük besinleri yüksek hacimlerde tüketebilirsiniz ama enerji değeri yüksek besinleri sınırlandırın. Tüketin ama porsiyonunu az tutun. 1/2 dilim kek veya börek, 1/2 tabak makarna veya pilav, 1 adet patates,  küçük dilim karpuz, küçük kase çerez gibi sınırlarınız olsun. Sağlık durumunuz el veriyorsa her besinden faydalanmaya çalışın. Kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz. Benden söylemesi...

14 Ağustos 2015 Cuma

DÜŞÜK KALORİLİ ATIŞTIRMALIKLAR




Diyet yaparken çoğu kişi kalorisi olmayan veya kilo yapmayan atıştırmalıkları sorarlar. “gönlümce, doyana kadar yiyebileceğim bir şey yok mu?” sorusu en sık duyduklarımdan. Aslında bu post gerçekten ihtiyaç duyduğum için yazılan bir post. Kalorisi düşük, yediğiniz zaman hem sizi hem de diyetisyeninizi üzmeyecek, masum sayılan, en azından sizi fazla yağlandırmayacak besinler mevcut. Ancak bu postu okumadan önce suyun bile bir sınırda kalması gerektiği, her şeyin bir tüketim dozunun olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

·         Negatif kalorili besinleri diyetinizde sınırsızca yiyebilirsiniz. Çünkü adı üzerinde bu besinlerden pozitif anlamda bir kalori sağlayamıyoruz. Vücudunuzu yağlandırmıyorlar. Yer kaplayarak tokluk hissi yaratıyorlar. NEGATİF KALORİLİ BESİNLER yazısına tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu besinleri çiğ veya haşlayarak, fırınlayarak da tüketebilirsiniz. 

·         Meyvelerden tanesi en çok ama koalrisi en düşük olanları atıştırmalık olarak seçebilrisiniz. Örneğin böğürtlen, ahududu, vişne. 1 kase dolusu yiyebilirsiniz. Üzerlerine az miktarda yoğurt dökerek de yiyebilirsiniz. 

·         Leblebi veya nohut kalorisi düşük, tok tutan, yağ içermeyen, şekeri hızlı yükseltmeyen bir yapıya sahip. 1 çerez kasesi dolusu leblebi veya nohut tüketebilirsiniz. Lezzetlendirmek için 1 kasenin içine 1 kaşık kuru üzüm de karıştırabilirsiniz. Leblebinin baklagil grubundan olduğunu ve fazlasının aşırı gaz yaptığını unutmayınız. 

·         Yağı alınmış ayran veya yağı alınmış süt ile içecekler hazırlayabilirsiniz. Örneğin yağı alınmış ayranın içine 1 avuç dolusu böğürtlen atarak shakerdan geçirin.enfes bir içecek elde edeceksiniz. Soğuk süt içine 1 kaşık neskafe biraz buz ile enfes bir kahve yapabilirsiniz. 

·         Kepekli yaprak galetaları çoğunuz biliyorsunuzdur. Bu galetalar oldukça ince ve düşük kaloridir. 4 adet yaprak galetanın üzerine yağsız lor peyniri sürün. Üzerlerine isteğinize bağlı olarak domates dilimleri koyabilir veya baharatlı salça sürebilirsiniz. Son derece keyifli, oyalayıcı ve düşük kalorili bir ara öğün yapmış olacaksınız. 

·          1 muzu ezin ve yulaf kepeği ile karıştırın. İnce parçalar halinde fırında biraz pişirin. Bu şekilde kıtır kıtır yulaflı meyveli tatlı galetalar elde edebilirsiniz. Atıştırmalık için süper. 
 

6 Ağustos 2015 Perşembe

FAZLA GAZ SORUNUNUZ VARSA




Gaz, doğal olarak bağırsak bakterilerimiz tarafından üretilen bir durumdur. Besinler ile aldığımız bazı maddeler, besinlerin bağırsakta kalış süresi, bağırsak florasındaki değişimler, kullanılan ilaçlar,stres, genetiğimiz gaz sorunu yaşamamızı etkileyen etmenlerdir. Ancak bu durum aşırıya kaçtığında günlük hayatımızı etkiler duruma geldiğinde sıkıntı oluşturmaktadır. Daha az gaz sıkıntısı yaşamak için almanız gereken bazı önlemler bulunuyor. Bunları şu şekilde sıralayabilirim;
·         İçinde gaz yapan öğeler içeren besinleri sınırlı tüketin. (karnabahar, brokoli, lahana, Brüksel lahanası, pırasa, çiğ soğan, sarımsak)
·         Süt içindeki laktoz sindirim sorunu yaratabileceği için gaz probleminizi artırabilir. Bir müddet süt tüketimini azaltmanız uygun olur. İçinde laktoz olmayan laktozsuz sütleri kullanmanız ise şikayetinizi azaltabilir.
·         Baklagillerin pişirilmesi esnasında ilk haşlama suyunun dökülmesi gaz yapan maddelerin azalmasına yardımcı olur. Hatta baklagillerin kabuklarında bulunana fruktooligosakkaritlerin atılması, yani kabuklarının soyulması da gaz sıkıntınızı azaltacaktır.
·         Çoğu hazır paketli diyet ürünün içinde bulunan şeker alkolleri bağırsakta gaz üretimini artırıcı etki yapar. maltitol, ksilitol, sorbitol gibi sonu –ol ile biten maddeler içeren paketli ürünlerden uzak durun.
·         Fazla tuz tüketimi su tutma özelliğinden dolayı gaz şikayetinizi artırır. Daha az tuzlu beslenmeye dikkat edin.
·         Potasyum içeriği yüksek muz,patates, kavun, ananas gibi sebze ve meyveler sodyum atılımını sağlayacağı için gaz sorununuza iyi gelebilir.
·         Bazı durumlarda aşırı posalı beslenme de gaz sorunu yaratabilir. Diyetinizdeki posa alımını yavaş yavaş çoğaldın.  Birden yükleme yapmaktan kaçının.


Kaynak: