28 Eylül 2015 Pazartesi

KARŞI KONULAMAZ YEME İSTEĞİ VE LEPTİN DİRENCİ




Bazılarımız için yemek yemek sadece acıkınca yapılan bir davranış değildir. Aç, tok fark etmeden her fırsatını bulduğunda yemek yiyenler, yapılan hiçbir ikramı geri çeviremeyenler, aklında sürekli yemek olan, tüm sosyal aktivitelerini yemek yeme üzerine kuran kişiler var. Eğer sizde böyle bir durum yaşıyorsanız bunun normal olmadığını bilmelisiniz. 

Bu istek neden olur?
Vücudumuzda açlık tokluk mekanizmasını dengeleyen önemli 2 hormon vardır. Leptin ve ghrelin
Leptin hormonu vücudumuzda bulunan yağ dokusundan üretilir. Kandaki seviyesi yükseldiğinde TOKLUK hissi verir.  Bu sayede alınan kalorinin yeterli olduğu ve bundan sonra alınacak kalorilerin yağ olarak depolanması için vücudu uyarır. 

Leptin salınımını etkileyen en önemli etkenlerden biri uykudur. Uyku esnasında leptin hormonu yüksek seyreder ve uykulu iken açlığımızı bu sebeple hissetmeyiz. Gün içinde az uyuyan kişilerde(8 saatten az) ,yani uykusuz kalındığında, leptin miktarı düşer. Bu da gün içinde daha fazla açlık çekmemize sebep olur.
Yağ dokumuzdan salgılanan leptin obez bireylerde fazla salgılanmaktadır. Aslında mantıken daha fazla leptin daha az iştah olması gerekirken, obez bireylerde bu düzen böyle işlemez. Eğer bir bireyde daha fazla leptin daha fazla iştah gibi bir durum oluşmaya başladıysa burada LEPTİN DİRENCİnden söz etmeliyiz. Leptin direnci vücudumuzun leptin hormonuna karşı oluşturduğu dirençtir. Hormon beynimiz tarafından algılanamaz ve leptin yükselse bile iştah kapanmaz. Tıpkı insülin direncine benzer bir  mekanizma oluşturan leptin direncini kırabilmek için kişi mutlaka kilo vermeli, düzenli egzersiz yapmalı, düzenli uyumalıdır. Eğer sizde kilo veremiyor, fazla iştah problemi yaşıyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almalısınız. 

Sağlıklı ve fit günler dilerim. 

SÜREKLİ YEME İSTEĞİ NEDEN OLUR? yazısı için TIKLAYINIZ 

18 Eylül 2015 Cuma

MUTFAKTA SAĞLIKLI KOKULAR



Mutfakta sağlıklı kokuları hala ziyaret etmediniz mi?
Eğer sizde neyle neyi nasıl nekadar yiyeyim diye soruyorsanız aşağıdaki yazıyı tıklayın. 


MUTFAKTA SAĞLIKLI KOKULAR

9 Eylül 2015 Çarşamba

NE YEDİĞİNİZ DEĞİL NE KADAR YEDİĞİNİZ ÖNEMLİ

Bir düşünün: sağlıklısınız, sapasağlam bir vücudunuz, mideniz, bağırsaklarınız var. İştahınız yerinde. Yılların vermiş olduğu bir yeme alışkanlığınız, sevdiğiniz ve sevmediğiniz besinler var.  Sadece kilonuzu korumak için veya daha sağlıklı olabilmek için sizce kendinize yasaklar koymak mı, yoksa sınırlar çizmek mi gerekli?

YASAK & SINIR

Bana göre aralarında dağlar kadar fark olan iki tanım. Örnekler vererek açıklayalım.

  • Kesinlikle ağzına 1 lokma dahi tatlı koymamak bir YASAKTIR!. Korkunç zor bir karardır. Yıldırır, bıktırır, depresif yapar, diyetten soğutur. Programların daha kısa sürmesine sebep olur. Açlık atakları yapar. Önüne geçilemeyen yeme istekleri doğurur. 
  • 1 top dondurma yiyip bırakabilmek ise SINIRDIR! Nefis köreltir, mutlu eder, iştah patlamaları yapmaz, diyetin daha uzun sürmesini sağlar, hiçbir zararı olmaz.
Diyet yapıyor veya sağlıklı beslenmek için çabalıyorsanız sınırlarınız olsun , yasaklarınız olmasın. Enerji değeri düşük besinleri yüksek hacimlerde tüketebilirsiniz ama enerji değeri yüksek besinleri sınırlandırın. Tüketin ama porsiyonunu az tutun. 1/2 dilim kek veya börek, 1/2 tabak makarna veya pilav, 1 adet patates,  küçük dilim karpuz, küçük kase çerez gibi sınırlarınız olsun. Sağlık durumunuz el veriyorsa her besinden faydalanmaya çalışın. Kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz. Benden söylemesi...

14 Ağustos 2015 Cuma

DÜŞÜK KALORİLİ ATIŞTIRMALIKLAR




Diyet yaparken çoğu kişi kalorisi olmayan veya kilo yapmayan atıştırmalıkları sorarlar. “gönlümce, doyana kadar yiyebileceğim bir şey yok mu?” sorusu en sık duyduklarımdan. Aslında bu post gerçekten ihtiyaç duyduğum için yazılan bir post. Kalorisi düşük, yediğiniz zaman hem sizi hem de diyetisyeninizi üzmeyecek, masum sayılan, en azından sizi fazla yağlandırmayacak besinler mevcut. Ancak bu postu okumadan önce suyun bile bir sınırda kalması gerektiği, her şeyin bir tüketim dozunun olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

·         Negatif kalorili besinleri diyetinizde sınırsızca yiyebilirsiniz. Çünkü adı üzerinde bu besinlerden pozitif anlamda bir kalori sağlayamıyoruz. Vücudunuzu yağlandırmıyorlar. Yer kaplayarak tokluk hissi yaratıyorlar. NEGATİF KALORİLİ BESİNLER yazısına tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu besinleri çiğ veya haşlayarak, fırınlayarak da tüketebilirsiniz. 

·         Meyvelerden tanesi en çok ama koalrisi en düşük olanları atıştırmalık olarak seçebilrisiniz. Örneğin böğürtlen, ahududu, vişne. 1 kase dolusu yiyebilirsiniz. Üzerlerine az miktarda yoğurt dökerek de yiyebilirsiniz. 

·         Leblebi veya nohut kalorisi düşük, tok tutan, yağ içermeyen, şekeri hızlı yükseltmeyen bir yapıya sahip. 1 çerez kasesi dolusu leblebi veya nohut tüketebilirsiniz. Lezzetlendirmek için 1 kasenin içine 1 kaşık kuru üzüm de karıştırabilirsiniz. Leblebinin baklagil grubundan olduğunu ve fazlasının aşırı gaz yaptığını unutmayınız. 

·         Yağı alınmış ayran veya yağı alınmış süt ile içecekler hazırlayabilirsiniz. Örneğin yağı alınmış ayranın içine 1 avuç dolusu böğürtlen atarak shakerdan geçirin.enfes bir içecek elde edeceksiniz. Soğuk süt içine 1 kaşık neskafe biraz buz ile enfes bir kahve yapabilirsiniz. 

·         Kepekli yaprak galetaları çoğunuz biliyorsunuzdur. Bu galetalar oldukça ince ve düşük kaloridir. 4 adet yaprak galetanın üzerine yağsız lor peyniri sürün. Üzerlerine isteğinize bağlı olarak domates dilimleri koyabilir veya baharatlı salça sürebilirsiniz. Son derece keyifli, oyalayıcı ve düşük kalorili bir ara öğün yapmış olacaksınız. 

·          1 muzu ezin ve yulaf kepeği ile karıştırın. İnce parçalar halinde fırında biraz pişirin. Bu şekilde kıtır kıtır yulaflı meyveli tatlı galetalar elde edebilirsiniz. Atıştırmalık için süper.